The tour, internet AND tour sitesi, The hotel, hotel, otel , The picture, picture

Alanya Tanitim Video / Alanya Presentation

Kategori / Category: Alanya

 

11:32 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


Alanya Video

Kategori / Category: Alanya

11:16 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


Tatil için Alanya

Kategori / Category: Alanya

Alanya, geniş plajları, turistik tesisleri ve tarihi eserleriyle önemli bir tatil kentimiz.Gelenleri ilk karşılayan Alanya Yarımadası'nın üzerinde bir taç gibi kurulmuş olan ve 13. yüzyıldan kalma şahane Selçuklu Kalesi'dir. Alanya tatil için değerlendirebileceğiniz tatil yerlerinin başında gelmektedir. Alanya Akdeniz kıyısında tarihin başlangıcından bu yana parlayıp sönen tüm uygarlıklara yaşama alanı olmuş kentlerden bir başkasıdır.

 

Alanya otelleri, denizi, kumu, güneşi ve plajları; değişik yemekler yiyebileceğiniz alternatifleri, kafeleri ve geceleri keyifli kılan barlarıyla; tatil yerleri içerisinde üst sıralara koyacağınız mekanlardan biri olmalı. Alanya tatil cennetinde kendiniz ya da sevgiliniz için takı, mücevher, hediyelik eşya da bulabilirsiniz. Kısacası Alanya'da tatil için, dinlenmek için, sağlıklı bir yaşam için her şey elinizin altında. Bütün bunlara ek olarak diğer pek çok bölgede olmayan bir gezi unsuruna daha sahip Alanya, mağaralar. Alanya'da aşağıda listesini bulabileceğiniz ve gezmekten büyük zevk alacağınız mağaralar bulunmaktadır. Tatil mekanları arasında bu kadar çok seçeneği bir arada barındıran bir tatil beldesi kaçırılmamalı bizce.

 

Alanya tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Alanya Kalesi, Kızıl Kule, Leartis-Learti (Mahmutlar Harabeleri), Syedra Harabeleri, Lotape (Aytap) Liman Kenti, Selçuklu Tersanesi, Süleymaniye (Kale) Cami, Emir Bedrüddin Cami, Akşebe Sultan Mescidi, Alara Han, Şarapsa Kervansarayı, Damlataş Mağarası, Büyük Dipsiz Mağarası, Çimeniçi Mağarası, Dim Mağarası, Beldibi Mağarası, Derya Mağarası, Hasbahçe Mağarası, Kadı İni Mağarası, Korsanlar Mağarası, Aşıklar Mağarası, Fosforlu Mağar

19:35 - 12/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


Alanya TARİHİ YERLER

Kategori / Category: Alanya

ALANYA KALESİ
Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulan Alanya Kalesi, denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerindedir... Kandeleri adıyla da bilinen Alanya yarımadasındaki yerleşim, Helenistik döneme kadar inmekle birlikte günümüze kalan tarihi dokusu 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Kalenin 83 kulesi ve 140 burcu vardır. Ortaçağda surların içine yerleşmiş kentin su gereksinimi sağlamak üzere 400’e yakın sarnıç yapılmıştır. Sarnıçların bir kısmı günümüzde de kullanılmaktadır. Surlar, planlı bir şekilde Ehmedek, İçkale, Adam Atacağı, Cilvarda burnu üstü, Arap Evliyası Burcu ve Esat Burcu’nu inerek Tophane ve Tersane’yi geçip Kızılkule’de son bulacak şekilde inşa edilmiştir. Yarımadanın zirvesinde açık alan müzesi olarak değerlendirilen içkale bulunmaktadır. Sultan Alaaddin Keykubat sarayını burada yaptırmıştır... Kalede yerleşim günümüzde de sürmektedir. Ahşap ve kagir tarihi evlerin önünde tahta tezgahlarda ipek ve pamuklu dokuma yapılmakta, değişik figürlerde su kabakları boyanmakta, küçük bahçelerde otantik yemek servisi verilmektedir. Ayrıca kaleye çıkan yol üzerinde ve limana egemen yamaçlarında restoran ve kafeteryalar vardır. Kale taşıt trafiğine açıktır. Yürüyerek ise yaklaşık 1 saatte çıkılabilir.

 

KIZILKULE
Limandadır. Kentin sembolü olan sekizgen planlı yapı 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. 1226 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Sinop Kalesi’ni yapan Halepli yapı ustası Ebu Ali Reha el Kettani’ye yaptırılmıştır. İnşaat sırasında belli bir yükseklikten sonra taş blokları kaldırmak güç olduğu için üst kısmı pişmiş kırmızı tuğlalarla yapılmış ve bu nedenle Kızılkule adını almıştır. Kule duvarlarında antik çağdan kalma mermer bloklar görülmektedir. Sekizgen planlı ve her bir duvarı 12.5 metre genişliğinde olan kulenin yüksekliği 33 metre, çapı 29 metredir. İçinde zemin dahil beş kat vardır. Kulenin üstüne yüksek aralıklı ve 85 basamaklı taş merdivenle çıkılır. Kulenin tepeden aldığı güneş ışığı birinci kata kadar ulaşır. Kulenin ortasında bir sarnıç bulunur. Kule denizden gelecek saldırılara karşı limanı ve tersaneyi korumak amacıyla yapılmış ve yüzyıllar boyunca askeri amaçla kullanılmıştır. 1950’li yıllarda onarılan kule 1979 yılında ziyarete açılarak birinci katı Etnoğrafya Müzesi’ne dönüştürülmüştür.

 

TERSANE
Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın kenti almasından altı yıl sonra Kızılkule’nin yakınında 1227’de yapımına başlanmış ve bir yılda bitirilmiştir. Kemerli beş gözden oluşan tersanenin denize bakan cephesi 56.5 metre, derinliği 44 metredir. Tersane için seçilen yer, gün ışığından en fazla yararlanılacak şekilde planlanmıştır. Tersanenin giriş kapısındaki yazıt, Sultan Keykubat’ın armasını taşır ve rozetlerle süslüdür. Alanya Tersanesi, Selçukluların Akdeniz’deki ilk tersanesidir. Daha önce Karadeniz’de Sinop Tersanesini yaptıran Alaaddin Keykubat, Alanya Tersanesi ile “iki denizin sultanı” unvanını almıştır. Tersanenin bir yanında mescit öteki yanında muhafız odası bulunur. Gözlerden birinde de zaman içinde körlenmiş bir kuyu vardır. Denizden teknelerle ya da Kızılkule’nin yanındaki surlardan yürüyerek ulaşılan Tersane’ye giriş ücretsizdir.

 

TOPHANE
Tersane’nin bitişiğinde denizden 10 metre yüksekliğinde bir kayaya tersaneyi korumak amacıyla yapılan Tophane vardır. 1227 yılında kesme taştan inşa edilen üç katlı ve dikdörtgen planlı yapıda aynı zamanda savaş gemileri için top döküldüğü bilinmektedir. Tersane ve Tophane’nin Kültür Bakanlığı ve Alanya Belediyesi tarafından bir Denizcilik Müzesi’ne dönüştürülmesi için çalışmalar sürmektedir.

 

EHMEDEK
Kale’nin kuzey yamacında Bizans döneminden kalan küçük kalenin yerine Selçuklu döneminde “orta kale” olarak yeniden inşa edilmiştir. Giriş kapısındaki kitabeden 1227 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Adını, Selçuklu döneminin inşaat ustası “Ehmedek”ten aldığı sanılmaktadır. Üçer kuleli iki bölümünden oluşan orta kale, kara saldırılarına karşı stratejik bir yerde ve aynı zamanda sultanın sarayının bulunduğu iç kaleyi de koruyacak konumdadır. Kulelerin günümüze kadar gelen duvarları Bizans döneminde kayalardan yontularak yapılmıştır. Orta kalenin içindeki üç sarnıç günümüzde de kullanılmaktadır. Kale duvarlarında Selçuklu döneminden kalma gemi resimleri vardır.

 

SÜLEYMANİYE CAMİSİ
Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad tarafından kentin yeniden düzenlenmesi sırasında 1231 yılında kalenin zirve kısmında, İçkale’nin hemen dışında yaptırılmıştır. Ancak sonraki yıllarda cami yıkılmış ve 16. yüzyılda Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman tarafından tekrar yaptırılmıştır. Tek minareli cami, Alaaddin, Kale ya da Süleymaniye adıyla anılır. Yapı moloz taştan ve kare planlıdır. Sekizgen kasnak üzerine, kiremitli bir kubbesi vardır. Kubbenin askılık görevi üstlenen kısmına akustiği sağlamak için 15 küçük küp yerleştirilmiştir. İbadet sırasında bu özellik ortaya çıkmaktadır. Son cemaat yeri, dört ayak üzerine kiremitli üç kubbe ile örtülüdür. Kapı ve pencere kapakları Osmanlı döneminin ahşap oyma işçiliğinin güzel bir örneğidir.

 

BEDESTEN
Kale içinde, Süleymaniye Camisi yakınındadır. 14. ya da 15. yüzyılda Karamanoğulları döneminde çarşı veya han olarak yapıldığı sanılmaktadır. Kesme taştan dikdörtgen planlı bir yapıdır... 26 odası vardır ve 13 metre genişliğinde 35 metre uzunluğunda bir avluya sahiptir. Tarihi bina günümüzde otel, restoran ve kafeterya olarak kullanılmaktadır... Avluya açılan orta çağ dükkanları, otel odası olarak düzenlenmiştir. Bahçe kısmında, merdivenle inilen büyük bir sarnıç vardır. Bahçenin manzarası, bir yanıyla yukarıdaki kale surlarına, aşağıdaki Akdeniz’e ve kumsala bir yanıyla da Toros dağlarına hakimdir. Bedesten, işletmecisinden izin alınarak gezilebilir.

 

DARPHANE
Yarımadanın ucunda, uzunluğu 400 metreyi bulan sarp kayalıklardan oluşan Cilvarda burnu üzerindeki yapılardır. Halk arasında “darphane” olarak anılmasına karşın kesme taştan inşa edilmiş binalarda para basılması söz konusu değildir. 11. yüzyıldan kalma taş yapılardan biri küçük bir kilisedir, diğerlerinin ise manastır olarak kullanılma olasılığı yüksektir. Küçük kilisenin kubbesi ayakta durmaktadır. Kayaların üstünde bir de sarnıç vardır. Cilvarda burnundaki yapılar topluluğuna İç Kale’den kayalara oyulmuş basamaklarla bir yol bulunmasına karşın yol günümüzde kullanılamaz durumdadır. Denizden çıkış ise zor ve tehlikelidir. Gerek İç Kale’den seyredildiğinde gerekse denizden teknelerle burnu dönerken, etkileyici bir görüntüsü vardır.

 

AKBEŞE SULTAN MESCİDİ
Kale içinde, Bedesten’in batısında, Süleymaniye Camisi’nin 100 metre kadar ilerisindedir. Alaaddin Keykubat’ın Alanya Kalesi’ndeki ilk kumandanı Akşebe Sultan tarafından 1230 yılında yaptırılmıştır. Dışı kesme taş, içi ve kubbesi tuğla örülüdür. Kare planlı ve iki odadan oluşur. Odalardan biri mescit, diğeri Akşebe Sultan’ın mezarının bulunduğu türbedir. Türbede, üç mezar daha vardır. Eski kalıntılardan mescidin apsisinin çinili olduğu anlaşılmaktadır. Kitabesinde “Tanrı yerin ve göklerin gaiblerini bilir. Allah’ın mescitlerini ancak O’na ve ahiret gününe inananlar imar ederler. 1230 yılında yüce sultan Alaaddin’in günlerinde Tanrı’nın rahmetine muhtaç zayıf kulu Akbeşe yaptırdı” yazmaktadır. Mescidin birkaç metre uzağında moloz taştan kaide üzerinde tuğla gövdeli silindirik bir minaresi bulunur. Şerefe kısmında biten minarenin ilginç bir görüntüsü vardır.

 

ANDIZLI CAMİ
Tophane Mahallesi’ndedir. Adını hemen yanındaki andız ağacından alan cami 1277 yılında Emir Bedrüddin tarafından yaptırılmıştır. Emir Bedrüddin Camisi de denir. Selçuklu döneminin özgün mimari özelliklerini taşır. Kesme taştandır, yüksek olmayan bir minaresi vardır. Minberi, Selçuklu tahta oymacılık sanatının en güzel örneklerinden birini yansıtır. Camiye, Kızılkule’nin yanından aşağı kapı yoluyla gidilir.

 

SİTTİ ZEYNEP TÜRBESİ
Kale’ye çıkan yol üzerinde, büyük bir kayanın üzerindedir. Selçuklu ya da Osmanlı döneminden kaldığı tahmin edilmektedir. Yapı, kare planlı ve kubbeli iki odadan ibarettir. Odalardan birinde uzunca bir sanduka vardır; diğer oda boştur. Evliya Çelebi, binanın Bektaşi tekkesi olduğunu yazar. Sitti Zeynep hakkında kesin bir bilgi yoktur. Kanuni Sultan Süleyman dönemi Osmanlı vakıf defterlerinde türbeye ait vakfın adı “Sitti Zeynep bin’t Zeynülabidin” olarak geçmektedir. Türbede mezarı bulunan kişinin bir eren olduğu sanılmaktadır. Türbenin bulunduğu kayanın içine antik çağda ikişer metre uzunluğunda üç lahit oyulmuştur. Antik mezarlar, bir dönem su deposu olarak kullanılmıştır.

 

HIDRELLEZ KİLİSESİ
Alanya merkezine 10 kilometre uzakta Hacı Mehmetli Köyü sınırları içinde Hıdır İlyas mevkiindedir. Akdeniz’e gören bir yamaç üzerine 19. yüzyıl başında kurulduğu sanılan kilise, günümüzde de Hıristiyan ve Müslüman ziyaretçiler tarafından ibadet amacıyla kullanılmaktadır. Çatısı kagir, duvarları taş ve küçük bir apsisi olan kilise dikdörtgen planlıdır. Kilisenin içinde ahşap süslemeli bir ara kat vardır. Duvarlardaki freskolar bozulmuştur. Kilisenin 1873 yılında onarım gördüğü kitabesinden anlaşılmaktadır. Alanya Müzesi’nde sergilenen kitabe, Grek abecesi ile Türkçe (Karamanlıca) yazılmıştır. Kilise, Alanya’da yaşayan ve Türkçe konuşan Ortodoksların 1924 yılındaki mübadelede Yunanistan’a gitmeleriyle kapanmıştır. Yanında su kaynağı bulunan Hıdrellez Kilisesi’nin bir adı da Agios Georgios Kilisesi’dir. Kilisenin benzerlerine Antalya Kaleiçi’nde de rastlanmaktadır. Ören yerine giriş ücretsizdir.

 

ŞARAPSA HANI
Alanya’nın 13 kilometre batısında şehirlerarası karayolu üzerinde 13. yüzyıldan kalma bir yapıdır. 1236-1246 yılları arasında Selçuklu Sultanı olan Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından tarihi ipek yolu üzerinde kervansaray olarak yaptırılmıştır. Bir dönüme yakın araziye inşa edilen yapının duvarları iri kesme taşlarla örülüdür. Orta çağın önemli konaklama merkezlerinden bir olan kervansaray günümüzde eğlence merkezi olarak kullanılmaktadır.

 

ALARA KALESİ
Alara Kalesi, Alanya’nın 37 kilometre batısında, denizden 9 kilometre içeride Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından 1232 yılında yaptırılmıştır. İpekyolu üzerindeki kalenin işlevi, Alara Çayı kenarındaki handa mola veren kervanların güvenliğini sağlamaktır. Kale 200 metreden 500 metreye kadar çıkan sarp bir tepe üzerinde kurulmuştur. Görkemli bir görüntüsü vardır. Dış ve iç kale olarak iki kısımdır. 120 basamaklı karanlık bir dehlizden kalenin içine girilir. Ören yeri olarak düzenlenerek ziyarete açılmadığı için yaban otları ve yıkıntılara dikkat etmek gerekir. Kalenin içinde kayalar oyularak tüneller yapılmıştır. Kalıntılar arasında küçük bir saray, kale görevlilerinin odaları, cami ve hamam vardır. Surları ve patikaları izleyerek Alara Kalesi’nin zirvesine çıkmak isteyenlerin en az bir saatlik tırmanışı göze almaları ve buna göre donanımlı olmaları gerekir. Zirvedeki manzara ise yorgunluğa değecektir.

 

ALARAHAN
Alara Kalesi’ne 800 metre uzakta bir düzlükte ve Alara Çayı kıyısındadır. Tümüyle kesme iri taşlarla 2 bin metrekare üzerine kervansaray olarak inşa edilmiştir. 1231 yılında yapılan han birkaç yıl önce onarılmış ve bugün restoran ve alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır. Kervansarayın nöbetçi kulübesi günümüzde de özelliğini korumaktadır. Kervansarayın ikinci kapısı, yolcuların kalacağı mekanlara açılır. Uzun bir koridorun iki yanında odacıklar bulunur. Kervansarayın içinde çeşme, mescit ve hamam vardır. Yapının onarımı sırasında ortaya çıkan taş ustaların imzaları da dikkat çekicidir. Alaaddin Keykubat, Alanya’daki kitabelerde kendisini “Kara ve iki denizin sultanı, Arap ve Acem ülkesinin sahibi” olarak nitelerken, Alarahan’daki kitabesinde “Rum, Şam, Ermeni ve Frenk memleketlerinin fatihi” ünvanını da almıştır. Alarahan’a giriş ücretlidir. Handaki restoranın yanı sıra Alara Çayı’nın kenarındaki küçük kır lokantalarında da yemek yenilebilir ve servis yapılıncaya kadar çayda yüzülebilir.

 

KARGI HAN
Alanya’nın batısında, Kargı çayının kuzeyindedir. Hanın kitabesi olmadığı için yapım yılı hakkında bilgi yoktur. 46 metre eninde, 50 metre boyunda taş yapıdır. Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Akdeniz ile İç Anadolu’yu bağlayan yol üzerinde, Kesikbel mevkiinde kervansaray olarak kullanıldığı sanılmaktadır. Odalarının hepsinin tavanında hava bacaları bulunmaktadır ve odalar orta avlunun etrafında sıralanmıştır. Kapının karşısında taştan oyulmuş sabit hayvan yemlikleri bulunur. Yapı harap durumdadır.

 

15:38 - 12/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


Alanya -- DOĞAL GÜZELLİKLER

Kategori / Category: Alanya
Doğanın güzellikleri yeryüzünde dağıtılırken, Alanya bundan fazlasıyla pay almıştır. Akdeniz’in en güzel kıyılarından biri Alanya’dadır. Kilometrelerce uzanan sahil, genellikle kumdur. Kimi yerlerde öylesine ince bir kum vardır ki, vücuda yapışmaz...

 Alanya’ya doğru rengi maviden turkuvaza dönüşen Akdeniz’den hemen sonra Batı Toroslar yükselir... Çam ve sedir ormanlarıyla, zirvelerden kopup gelen akarsularıyla, vadileriyle bambaşka bir dünya yaratır Toroslar... Kentin içi portakallar çiçek açtığı zaman parfümle yıkanmış gibi olur; her mevsim rengarenk çiçekler yol kenarlarını süsler, insanın güzü ve gönlü dinlenir Alanya’da... Mağaralar ise hem kara hem denizdedir; büyüleyicidir, gizemlidir, şifalıdır... Ve güneş, hayattır... Alanya güneşin gülümsediği yerdir...

15:37 - 12/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


ALANYA'MIZIN COĞRAFİ KONUMU VE İKLİMİ

Kategori / Category: Alanya

Alanya' mız yerküremizde 36 derece 33 dakika kuzey enlem ve 32,01 derece doğu boylamı üzerinde bulunmaktadır .Alanya, Akdenizbölgesinin Antalya ili sınırları içinde ve aynı adı taşıyan körfezin yaklaşık 130 km. doğusunda yer almaktadır . Alanya'nın güneyinde Akdeniz , doğusunda Gazipaşa, batısında Manavgat ilçesi,kuzeyinde yüksek dağlar ve platoluklar arasında Gündoğmuş ilçemiz ve Karaman iline bağlı Hadim, Taşkent ve Sarıveliler ilçeleri yer almaktadır.

Alanya'mızın kuzeyindeki kütleyi, Batı Torosların kıyı sil sileleri oluşturmaktadır.Burada yükseklikleri 500 / 600 metre ile 2500 / 3000 metre arasında değişen dağlar ve tepeler bulunmaktadır.Yüksek dağlık sahalardan ovalara iniş sık sık görülen platolarla sağlanabilir. Bu yaylalar batıda Alanya yarımadasının kuzeyine isabet eden kesiminde kaybolur. Burada dalgalı ovalardan yüksek dağlık sahaya geçiş, nisbeten dik yamaçlarla olmaktadır. Güneyde,etrafı iç içe üç sıra surdan ibaret olan 6500 metre uzunluğunda yüzlerce yıllık yapılarla kaplı Alanya yarımadası ( Kale ) yer alır,yarımada,dalgalı ovalarla Toroslardan ayrılmıştır. Güneyde deniz yönünden kuzey yönüne,bir başka ifadeile, geçit vermeyen Toroslardan iç Anadolu'ya Dim Vadisi, Kuşyuvası, Goçdavut Gediği, çayarası, Yelköprü, Alara Vadisi ve bu adları alan akarsuların açtığı yataklardan özellikle Selçuklulardan kalma tarihi Kemer köprü ve Ali köprüsü Dim vadisinde Akköprü gibi yerlerden geçmek mümkün olabilir.

Buna göre ilçemizde tipik bir Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Bu iklimin özelliği, kışlarının yağışlı ve nemli,yazlarının ise kurak ve sıcak oluşudur. Ayrıca bulunduğu yer itibariyle de diğer yörelerden farklı bir özellik taşımaktadır ilçemizin doğu, kuzey ve batısının yüksek dağlarla çevrili olması ve bu üç ana yönden gelen rüzgarların bu dağlar tarafından kırılması; Dünya'nın dört bir yanında yetişen bitkilerin çok sevdiği bir yer olmasına yol açmıştır.Tarih ve Tabiat cenneti Alanya' mızın bütün dünya insanlığının büyük ilgisini çekişindeki önemli faktörlerden birisi de ikliminin özelliğidir. Alanya'mızın iklim özelliklerine bir göz atalım. Uzun yıllara yayılmış iklim verilerine bakıldığın-da, bir yıllık ortalama hava sıcaklığının 19 olduğu görülür. Yine yıllık ortalamalara bakıldığında, en sıcak ayın 27 derece ile Ağustos, en soğuk ayın ise 12 derece ile Ocak ayı olduğunu görürüz. Ancak son yıllarda şehirdeki hızlı yapılaşma ile sirkülasyonun azalması nedeniyle birkaç derece artmış olabilir . Ayrıca buna paralel olarak da bir yıllık ortalama hava sıcaklığının aylara göre değerlendirilmesi de ,

Ocak : 11,6

Mayıs : 20,2

Eylül : 24,3

Şubat : 12,2

Haziran : 24,4

Ekim : 20,3

Mart : 13,4

Temmuz : 26,8

Kasım : 16,1

Nisan : 16,5

Ağustos : 27,1

Aralık : 13,1

°C derece olduğu görülür .

Temmuz ayında hava sıcaklığı 27 derece iken, ilçenin Kuzey Doğu yönündeki 2500 metre yüksekliği bulunan Akdağ Tepesinde 14 derece olduğu görülür.Kışın ise, ilçe Merkezinde hava sıcaklığı 12 derece iken bembeyaz karlarla kaplı Akdağ tepesinde sıfırderecenin altlarında olduğu görülür. Bu sebeble, yerli Alanya' Iılar yaz mevsiminde Şehir Merkezine 25 - 65 Km uzaklıkta bulunan yayIalara göç ederler. Yukardaki örneklerden de anlaşılacağı gibi,yaz kışşehir merkezi ile yüksek yaylalardaki sıcaklık farkının 1314 dereceye kadar vardığı görülmektedir. En önemlisi de yazın şehir merkezindeki nem oranının çok yüksek oluşu göz ardı edilmemelidir. İlçemizde pek nadir de olsa, kış aylarında don olayları görülür. Muz ve sebze üreticileri don olayına karşı bir önlem olarak, Kuzey rüzgarlarının tesir edemeyeceği düzlük ve yamaçlarda ürünlerini yetiştirirler .Ayrica bunIara ilaveten soguk gecelerde sebze ve meyve bahçelerinde biçki tozu veya saman talasi yakarak çikan dumanlardan don olayinin zayiflamasini sağIarlar.Yıllık ortalama toprak sıcaklığı hava sıcaklığından daima 23 derece daha fazladır. Buna paralel olarakta kış mevsiminde özellikle Aralık ayının ikinci yarısı ile Şubat ayının ikinci yarısıarasında, hava sıcaklığı ile toprak sıcaklığı arasindaki oluşan farklılık nedeniyle nadirende olsa don olaylari görülür.İlçemizde deniz suyu sıcaklığı kış mevsiminde hava sıcaklığından daha fazladır. Bir yıllık deniz suyu sıcaklığı ortalamaları aylara göre şöyledir.

Ocak : 17

Mayıs : 21,1

Eylül : 26,9

Şubat : 16,1

Haziran : 24,2

Ekim : 24,4

Mart : 16,3

Temmuz : 27,1

Kasım : 21,3

Nisan : 17,9

Ağustos : 28,2

Aralık : 18,4

İlçemizde,bulunduğu yer itibariyle yıllık ortalama hava basıncı 759.6 mm dir. Kış ve ilkbahar mevsimlerinde iniş ve çıkışlara rastlanmakta ise de yazmevsiminde basınç düşer.Buna karşılık Mart ve Haziranayları arasında basınçta devamlı artışlar görülür. İlçemizde ok değişik yönlerden rüzgarlar eserse de, etkin rüzgarların genellikle güneydoğu yönünden estiği görülür. Bahsedilen bu aylarda ise, güney rüzgarları daha etkindir. En şiddetli rüzgarlar Ocak ayında etkin olmasına rağmen bu rüzgarların zarar verdiği pek ender görülür.Ancak bu aylarda Iimanımıza gelen küçük tonajlı gemilerin sığınabilecekleri yer olmadığı için fasılalarla bir çoğu karaya oturmuş veya kayalıklara,çarparak parçalanmıştır. Daha önceden rüzgar çıkacağını öğrenenIer Antalya istikametindeki Adrasan mevkiine sığınırlar. 1952 -1962 ve 200 1 kış aylarında Iimanda bulunan sayısız büyük küçük teknelerin parçalandığı görülmüştür. Bu konuda yıllardır çalışılan ve bir türlü tamamlanamayan Balıkçı Barınağı ve Yat Limanı inşaatları da tamamlanmak üzeredir. Yaz aylarında, bol nemli bunaltıcı sıcaklarda imdadımıza yetişen meltemlerin ferahlatmasına doyum olmaz. Bunun içindirki bu mevsimde kilometrelerce uzanan altın kumlu tabii plajlarımız dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen insanlarla dolar taşar.

İlçemizde buharlaşma kış mevsiminde az, yaz mevsiminde ise çok yüssektir. Geceleyin en yüksek düzeylere çıkan nisbi nem, öğle saatIerinde en düşük seviyede seyreder. Bunun içindirki bu saatlerde herkes piknik yerlerinde denizde ve havuzlarda vakit geçirirler.

Kış mevsiminde en yüksek seviyelerde bulunan bulutluluk oranı, yaz mevsiminde en düşük seviyelere iner.Ayrıca bütün bir yıl boyunca gecelerin gündüzlere nazaran daha az bulutlu olduğu görülür. İlçemiz yurdumuzun en fazla yağış alan yörelerinden birisidir. Kış mevsiminde bardaktan boşanırcasına, gök gürültülü ve şiddetli yağmurlar yağar. Özellikle ilk yağmurlarda ve daha sonraki gürekli yağışlarda küçük derelerden birle-şerek çaylarainen sular baskınlara neden olurdu .34 yıl öncesinde bir kaç hemşehrimizi sel felaketinde kaybettik.Kışlık yağmurlarla birlikte sık sık yıldırım olaylarına da rastlanmaktadır.

İlçemizde uzun süreli yağışlarla ilgili günümüze kadar süre gelen bir olaydan da söz etmek sanırım yerinde olur.Yıllar önce bir iş için ilçemize gelen bir yurttaşımız, daha Alanya'ya ayak basar basmaz başlayan ve hiç durmadan bir ayı aşkın yağan yağmurla karşılaşır. Bir türlü dinmek , durmak bilmeyen yağmurdan dolayı yurttaşımız işini bitiremeden geri dönmek zorunda kalır.Aylar sonra, ilgili yurttaş kendi memleketinde gördüğü bir Alanya'lıya; ''Arkadaş, sizin memlekette yağmur hala yağıyor mu diye sorar hatta yöremizde bir inanıştır , yağmurlu havalarda ölenler için kefenine su değmesin yoksa kırk gün sürekli yağmur yağar savı vardır.İlçemizde yıllık yağış ortalamasının 3-4 ayı bulduğu görülür. En fazlayağış Aralık ve Ocak aylarında görülmesine karşılık en az yağış bile yağmur yağmaz. Eskilerde büyüklerimizin bununla ilgili olarak, Ağustos ayında yağmur yağdığı zaman, "bak bak ahir zaman yaklaştı" dediklerini hatırlarım.Ancak Kurban bayramı ertesinde yağan yağmur hangi ay olursa olsun bayramda kesilen hayvanların kanlarının temizlenmesine işaret sayılırdı. Kar ve yağmurun en şiddetli olduğu yüksek yerlerden doğan Sedre, Dim, Oba, Şarapsa (Serapsu) Kargı ve Alara çayIarı, ilçemizin verimli topraklarını sulamaktadırlar. ilçemizde kar yağışı hemen hemen hiç görülmez.En son olarak, 1969 yılında ilçe merkezine 3-4 cm. kadar kar yağmışsada hemen eriyerek kaybomuştur.

İlçemizin kuzey ve doğusunu çevreleyen, yükseklikleri 1 000-2500 metreyi bulan dağlarımızda, bütün kış boyu, hatta ilkbaharda bile bembeyaz kar manzaralarını görmek mümkündür. Hatta bu konuyIa uğraşanlar yaz aylarında ilçe merkezinde sıcaktan bunalanlara ve şerbetçilere satmak için bu dağlarda açtıkları kar kuyularından çıkartıp atlara katırlara yükletip şehir merkezine kar satmaya gelirler. Taki 1952 yılında Oba çayı üzerine kurulan elektrik santralıvasıtasıyla şehirde üretilen buz kalıplarına kadar.

 

15:36 - 12/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


ALANYADAKİ ANTİK KENTLER

Kategori / Category: Alanya


Hamaxia (Sinek Kalesi) Antik Kenti

Alanya'ya 7km mesafede Elikesik Köyü sınırlarında kalan Hamaxia'da oldukça iyi korunmuş surlar, çeşitli ev kalınıtları, geç dönemde kiliseye çevrildiği sanılan büyük yapı, kule ,çeşme, 11 yazıtlı bir Exedra Surlar arasında bir Nekropol bulunur. Roma ve Bizans dönemlerine ait özelliklere rastlanan kentte M.S. 1. yüzyıla ait izler bukunmaktadır.

Syedra Antik Kenti
Alanya'ya 18 km uzaklıkta Mersin Yolu üzerinde M.Ö. 3. yüzyılda tarih sahnesine çıkmış bir kenttir Syedra. Tepe üstüne kurulan kente tırmanınca masmavi suların arasına doğru uzanan Alanya yarımadası ve Kaleyi oluşturan bir dantel niteliğindeki surlardan oluşan manzara karşısında çektiğiniz büyük yorgunluk ve zahmetleriniz bir anda kayboluverir. Hellenistik çağa ait oldukça harap olan kalıntılar arasında hamam, revaklı yol, fresko izleri taşıyan mezarları ve muhteşem anların yaşandığı bir sarayın kalıntıları mevcuttur. Bölgede bulunan yazıttan Syedralıların korsanlardan rahatsız oldukları ve bu nedenle tanrıların yardımlarına, öğütlerine muhtaç oldukları, ileriye yönelik kehanetle ilgili isteklerinin olduğu anlaşılmaktadır. Kente girişi sağlayan anıtsal görünümdeki kapının lentosu halen sağlam bir şekilde ihtişamını sürdürmektedir . Giriş kapısının sağında doğal yapıya uygun olarak teraslama şeklinde alt alta üçlü bir sulama sistemi mevcuttur. Sulama sistemini oluşturan havuzların günümüzde bile kullanılması teknolojinin aslında yüzyıllar öncesindeki bir kanıtıdır. Suyu yakınındaki bir mağaranın içinden çıkan kaynaktan sağlanmakta ve içinde uzun dehlizlerin bulunduğu mağaranın girişi taşlarla tonoz şeklinde örtülmüştür. Kentin doğusunda iki katlı çok görkemli bir yapı kalıntısı aslında yer yer zemininde mozaik kalıntıları bulunan şehrin hamamıdır. Hamamın hemen karşısında kuzey güney doğrultusunda uzanan bir zamanlar kral ve kraliçelerin gezip dolaştıkları sütunlu caddede yürürken sanki o ahenkli havayla coşarsınız. Caddenin batı yanı duvarlar örülmüş ve duvarlara heykel koymak için nişler yapılmış taş kaideler konulmuştur. Caddenin diğer yönündeki sütunlar Korint başlıklı siyahımsı granitten yapılmıştır. Kentte bulunan bir onur yazıtından burada bir halk meclisi ve senatonun olduğu Syedra'daki yapıların çoğunun tabanının mozaiklerle süslülüğü dikkate şayandır. Mozaikte mitolojideki 3 güzelleri temsil eden 3 kız resmi, ve Paris'i simgelediği sanılan bir erkek resmi kentte mozaik sanatının ayrı bir yeri olduğunu göstermektedir.

Leartes Antik Kenti
Toroslarda Dim vadisi ağzında yükselen Cebeli Reis dağının 850 metresinde kurulmuş olan Leartes dağlık Klikya'nın bir başka önemli kentidir. M.S. 1. ve 3. yüzyıllar arasında en parlak devrini yaşayan kentin adının Leartes olduğu Roma İmparatorlarından Vespasiyen'e ait bir heykel kaidesindeki yazıttan anlaşılmaktadır. İki katlı gözetleme kuleleri kentin dikkati çeken yapılarıdır. Kentin Batı kesimindeki düzlükte yer alan sportif yarışmaların yapıldığı Agoranın batısı dükkan sıraları, güneyi hamam, kuzeyi Exedra ile sınırlıdır. Agoranın hemen kuzey bitişinde yarım yuvarlak formlu oturma sıralarında kartal pençeleri ve süslemeleri ile Exedra göze çarpar. En kuzeyde Claudius döneminde inşa edilmiş Sezar tapınağı mevcuttur.

Iotape (Aytap) Antik Kenti
Antichus'un karısı Iotape'nin anısına adının verildiği bu şehir Alanya doğusunda Gazipaşa yolunun 26. km'sinde M.S. 38-72 yıllarından kalmadır. Antik şehrin 50-100 m ebatlarında tabii bir limanı vardır. Bir yarımada şeklindeki oldukça yüksek bir tepe üzerinde kurulan kalesine zor da olsa tırmandığınızda, etrafı surlarla çevrili bu kalenin tepesine çıkıp çevrenize göz attığınızda, bir yanda yemyeşil muz bahçeleri, tabii plajları, Akdenizin çeşitli tonlardaki mavilikleri, görmediğiniz bilmediğiniz bitki türleri, öbür yanda binlerce yıl evvel yaşamış insanların bıraktıkları büyük bir özenle imar edilmiş antik cadde, hamam, kilise, nekropol, akropol şaheserlerini görecek ve anılarınızın birer süsü olarak belleğinizde yer alacaktır.

Diğer Antik Kentler
Justinianopolis (Karaburun), Augea (Konaklı), Naula (Mahmutlar), Ptolemaios (Fuğla), Pisarissos (Esentepe), Marassos (Büyükpınar).

 

15:34 - 12/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


ALANYADAKİ MÜZELER

Kategori / Category: Alanya
ALANYADAKİ MÜZELER

Alanya Arkeoloji Müzesi
İçinde 14 kapalı, bir açık teşhir salonu olan müzenin birinci bölümünde arkeolojik eserler sergilenmektedir. Tarih öncesi ve sonrası yaşamış Frigya, Lidya, Yunan ve Bizanslılara ait sayısız eserlerle birlikte birçok kralın ve imparatorun kendi adlarına bastırdıkları çeşitli devirlere ait paraları ve müzenin simgesi durumundaki MS II. yüzyıla ait Herakles'in bronz heykelini görebilirsiniz. Etnografik eserlerin sergilendiği ikinci bölümde Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait eserler ve eski bir Alanya evi odası görülmeye değerdir. Tunç çağı, Urartu, Frigya ve Lidya eserleriile Hellenistik çağa ait çanak, çömlek ve zengin Roma dönemi arkeolojik eserlerinin sergilendiği müze bahçesinde soğuk meşrubatınızı yudumlarken Akdeniz ikliminin ilginç bitki örtüsünden oluşan çiçek ve meyve türlerini de görebilirsiniz.

Kızılkule Etnoğrafya Müzesi
Askeri amaçla ve limanı kontrol altında tutmak için 1226 yılında yapılmış olan bu anıtsal yapı, Selçuklu sanatının eşsiz örneklerinden olup; Alanya'nın simgesi durumundadır. 1951-1953 yıllarında onarıldıktan sonra 1979'da yapının giriş katında Alanya yöresine özgü halı, kilim, giysi, mutfak gereçleri, silahlar, tartı aletleri, aydınlatma aletleri, dokuma tezgahı ve yörük kültürünü yansıtan çadır gibi etnoğrafik nitelikte eserler sergilenerek, yapıya etnoğrafya müzesi işlevi kazandırılmıştır.

Atatürk Evi Müzesi
18 Şubat 1935 tarihinde Ulu Önder Atatürk'ün Alanya'yı ziyareti sırasında kaldığı ev bugün müze haline getirilerek ziyarete açılmıştır. Müzenin birinci kat odalarında Atatürk'ün kişisel eşyaları, fotoğraflar, Atatürk'ün Alanyalı'lara yazmış olduğu bir telgraf ve diğer tarihi belgeler sergilenmektedir. İkinci kattaki diğer oadalarda ise tipik bir Alanya evi canlandırılmakta, çevreye özgü etnoğrafik eşyalardan örnekler sergilenmektedir.

15:32 - 12/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


ALANYAMIZA BAĞLI KÖYLERİMİZ

Kategori / Category: Alanya

1 - Akdam : 25 km 
2 - Akçatı : 18 km 
3 - Alacamii : 44 km 
4 - Asmaca : 21 km  
5 - Bademağacı : 19 km 
6 - Basırlı : 9 km
7 - Bıçakcı : 18 km 
8 - Bucak : 30 km 
9 - Çakallar : 35 km 
10- Değirmendere : 11 km 
11- Deretürbelinas : 30 km
12- Elikesik : 16 km 
13- Esentepe (Karaboynuzlar) : 30 km 
14- Gözüküçüklü : 27 km 
15- Gümüşkavak : 26 km
16- Hacıkerimler : 30 km 
17- Hacımehmetli : 2 km 
18- Karakocalı : 6 km 
19- Kayabaşı : 25 km 
20- Kızılcaşehir : 12 km


21- Kuzyaka : 18 km 
22- Mahmutseydi : 25 km 
23- Obaalacamii : 18 km
24- Öteköy : 24 km 
25- Paşaköy : 20 km
26- Saburlar : 42 km 
27- Soğukpınar : 27 km 
28- Süleymanlar : 32 km 
29- Taşbaşı : 32 km 
30- Toslak : 26 km
31- Türktaş : 29 km 
32- Uğurlu : 26 km 
33- Ulugüney : 34 km 
34- Uzunöz : 20 km 
35- Üzümlü : 28 km
36- Yalçı : 30 km 
37- Yaylalı : 16 km 
38- Yeniköy : 28 km 
39- Aliefendi : 27 km 
40- Başköy : 43 km


41-
Beldibi : 45 km 
42- Beyreli : 30 km 
43- Büyükpınar : 43 km 
44- Çamlıca : 44 km 
45- Fakırcalı : 38 km 
46- Hocalar : 42 km
47- İmamlı : 40 km 
48- İshaklı : 21 km 
49- İsbatlı : 30 km 
50- Karapınar : 54 km 
51- Keşefli : 30 km 
52- Kocaoğlanlı : 33 km 
53- Özvadi : 41 km 
54- Sapadere : 41 km 
55- Seki : 22 km 
56- Şıhlar : 38 km
57- Tırılar : 37 km 
58- Uğrak : 37 km 
59- Yaylakonak : 42 km 
60- Yeşiköz : 38 km

15:30 - 12/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


ALANYAMIZDAKİ BELDELERİMİZ

Kategori / Category: Alanya

1- Avsallar Kasabası : 25 km   
2- Cikcilli Kasabası : 3 km   
3- Çıplaklı Kasabası : 8 km 
4- Demirtaş Kasabası : 25 km  
5- Emişbeleni Kasabası : 24 km 
6- Kargıcak Kasabası : 20 km

7- Kestel Kasabası : 10 km 
8- Konaklı Kasabası : 16 km 
9- Mahmutlar Kasabası : 17 km
10-Oba Kasabası : 6 km
11-Okurcalar Kasabası : 30 km 
12- Payallar Kasabası : 22 km
13- Tosmur Kasabası : 8 km
14- Türkler Kasabası : 20 km
15- Yeşilköy Kasabası : 27 km
16- Güzelbağ Kasabası : 41 km

15:29 - 12/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


Sonraki Sayfa / Other page

Tanım(The definition)

The tour, internet AND tour sitesi, The hotel, hotel, otel , The picture, picture
Ana Sayfa / Home
Hakkımda / Profilim
Arşiv / Archives
Arkadaşlarım / Friends
Kategoriler / Category
Son Yazılar / written
- VideoLarLa AkDeniz....
- Bingöl Hakkında Genel Bilgiler
- Assiana House- ÜRGÜP
- Hoyran Wedre Köy Evleri
- Başlıksız
- Kocagöl Köy Evlerinde tatil.
- Antalya Adrasan Koyunde Tatil
Yemek Nakliyat Nakliyat Okey betsson Sesli Chat dizi izle lazer epilasyon evden eve nakliyat