The tour, internet AND tour sitesi, The hotel, hotel, otel , The picture, picture

İzmir Türkiye Tanıtımı Video

Kategori / Category: izmir

21:32 - 14/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


İzmir Tanıtımı English Video

Kategori / Category: izmir


21:31 - 14/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


İzmir Sayısal Kent Rehberi Haritası

Kategori / Category: izmir
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı İzmir'in Sayısal Kent Rehberi Haritası'na ulaşmak için tıklayın.

13:13 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


İzmir Şehir Planı

Kategori / Category: izmir
İki Nokta Grubu'nun hazırladığı İzmir Şehir Planı Haritası için tıklayın.

13:12 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


İzmir İlçesi --- Urla

Kategori / Category: izmir

 Urla, İzmir il merkezine 35 km uzaklıktadır. Doğusunda Güzelbahçe ve Seferihisar; batısında Çeşme; kuzeybatısında Karaburun; kuzeyinde ve güneyinde Ege Denizi ile sınırlanmıştır.

Yüzölçümü 704 km2’dir. 16 köyü bulunmaktadır.

İlçede 30 İlköğretim Okulu, 5 Orta Öğretim kurumu bulunmakta; 6764 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 441 öğretmen görev yapmaktadır.

Yüksek öğretim kurumları açısından zengin olan ilçede; İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ün Urla Yerleşkesi, Ege Üniversitesi’ne bağlı Su Ürünleri Fakültesi, 9 Eylül Üniversitesi Deniz İşletmeciliği ve Yönetimi Yüksekokulu bulunmaktadır.

Doğa ve tarihin kucaklaştığı Urla’da yapılan arkeolojik araştırmalarda İskele Mahallesi’ndeki Limantepe Höyüğü’nün M.Ö. 6000 yıla tarihlenen bir merkez olduğu ortaya çıkarılmıştır. Buluntuların en önemlilerinden birisi de Liman olup, tarihte bilinen en eski limandır. Antik Klazomenai Kenti liman bölgesinde yer alır. Kent, Antikçağ’da özellikle zeytinyağı üretimiyle önemli bir ticaret merkezi olmuştur.

Urla, Aydınoğulları Beyliği ile 1330’lu yıllarda ilk kez Türk egemenliği ile tanışmış, XIV. yy. sonlarında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Denizli Mahallesi Camii, Kamalı Camii, Sungurlular Camii, Hacı Turan Kapan Camii ve Fatih İbrahim Bey Camii ve Hacı Turan Şadırvanı XV. Ve XVI. yy’da yapılmış Türk eserleridir.

Urla kıyıları ve önündeki 12 ada ile İzmir Körfezi, en güzel şekilde Urla’nın Güvendik sırtlarından seyredilmektedir. Urla köyleri denildiğinde; tiyatrosu ve seraları ile ünlü Bademler Köyü, iç kısımda kalmasına karşın önemli ölçüde turist çekmeyi başaran Barbaros Köyü, kıyıdaki Özbek ve Balıklıova, Gülbahçe köyleri ilk akla gelenlerdir.

KLAZOMENAI-LİMANTEPE

12 İon kentinden biri olan Klazomenai antik kentin bir kısmı Urla kemik hastanesinin bulunduğu Karantina adası üzerindedir. Kent karantina adasının karşısındaki Limantepe’den batıdaki Ayyıldız ve Cankurtaran tepeleri eteklerine kadar yayılmaktadır. Yerleşimin klasik devre ait Nekropolü (mezarlık) Ayyıldız tepe ile Cankurtaran tepenin oluşturduğu zincirin batısında ve Klazomenai-Hypkremnos-Erythrai antik yolunun geçtiği bölgede yer almaktadır. Klazomenai antik kentinin prehistorik dönemi ile birlikte klasik dönemlerini de yansıtan Liman tepe Urla ilçesinde İskele mahallesinde, İzmir-Çeşmealtı yolu tarafından ikiye bölünmüştür.

Kazılar sonunda, Erken Tunç çağına tarihlenen Ege dünyasında koridorlu ev olarak tanımlanan, siyasi ve ekonomik otoriteyi temsil eden saray yapısının bir bölümü açığa çıkarılmıştır. Yine aynı döneme ait, koruma yüksekliği 6 metreye ulaşan şehir suru, Orta Tunç Çağı’na tarihlenen yuvarlak tek mekanlı evler (oval ev) ile bilinen en eski zeytinyağı işliği ortaya çıkarılmıştır.

Klazomenai Zeytinyağı İşliği

Klazomenai işliği kendi dönemine ait küçük buluntularla birlikte açığa çıkarılmıştır. Bu buluntuların bize verdiği tarihlere göre Urla’da kazısı yapılmakta olan işlik, M.Ö.6. yüzyılın ilk yarısında kurulmuştur. Bu işlik, yüzyılın ortasında Persler’in Lydia ile birlikte İyon kentlerini ele geçirdikleri dönemde terk edilmiş; yüzyılın son çeyreği içinde yeni düzenlemelerle tekrar kullanılmıştır. Tüm yerleşmede de izlenebildiği gibi bu tesis, M.Ö.500 dolaylarında İonia ayaklanması sırasında bir daha terkedilmiş ve daha sonra kullanılmamıştır. M.Ö. 4. yüzyılda işliğin bulunduğu alan üzerinde inşa edilen büyük bir yapı için gerekli tesviye çalışmaları sırasında, kaya içine oyularak yapılan tesisin içi doldurulmuş, üzeri örtülmüş ve kayaya oyulmuş alt yapısı bu şekilde günümüze kadar korunup gelmiştir.

13:10 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


İzmir İlçesi --- Torbalı

Kategori / Category: izmir
 Torbalı, İzmir’in güneydoğusunda yer alır. İl merkezine uzaklığı 45 km’dir. Kuzeyinde Kemalpaşa; doğusunda Tire ve Bayındır; batısında Menderes; güneyinde Selçuk ile çevrelenir.

İlçenin yüzölçümü 603 km2’dir. Ayrancılar, Çaybaşı, Karakuyu, Pancar, Subaşı ve Yazıbaşı olmak üzere 6 beldesi ve 34 köyü bulunmaktadır.

İlçede 54 İlköğretim Okulu, 10 Orta Öğretim kurumu bulunmakta; 19103 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 802 öğretmen görev yapmaktadır.

İlçede, 1 Devlet Hastanesi, 1 SSK Dispanseri, 10 Sağlık ocağı, 10 Sağlık Evi, 1 Ana Çocuk Sağlığı, 1 Verem savaş Dispanseri hizmet vermektedir.

İlçe ekonomisinde tarım çok önemli bir yer tutmaktadır. Seracılık, sebzecilik ve hayvancılık ileri düzeydedir.

Torbalı, İzmir’e 45 km uzunluğunda çift hatlı demiryolu ile bağlıdır. İzmir-Aydın otoyolu karayolu ulaşımı hızlandırmıştır. Adnan Menderes Havalimanı’na ve Ege Serbest Bölgesi’ne 30 km uzaklıktadır. Karabel üzerinden, Kemalpaşa – Ankara karayoluna bağlantısı vardır. Bu olanaklar, son yıllarda, ilçeyi sanayi yatırımları açısından önemli bir çekim noktası haline getirmiştir.

Torbalı tarihi kalıntılar açısından zengindir. İlçedeki Metropolis antik kenti önemli bir turistik merkezdir. Sultan Abdülhamit’in Seyir Köşkü, Osmanlı döneminin önemli eserlerindendir.

METROPOLİS

İzmir’in 45 km. doğusunda yeralan Torbalı’nın ilk yerleşim alanı, Torbalı Ovası’nın batısında Yeniköy ile Özbey köyleri arasında bir tepe üzerinde kurulan Metropolis antik kentidir. “Ana Tanrıça Kenti” anlamına gelen Metropolis’de “Metter Galeria” isimli Ana Tanrıça’ya ait kült mağarası, Uyuzdere’de Gallerion Dağı’nın eteklerinde bulunmuş. Yapılan kazılarda, ana tanrıça heykelcikleri, kabartmalı kaseler, kandiller, bilicilikte kullanılan aşık kemikleri ve adak eşyaları ortaya çıkarılmış.

13:09 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


İzmir İlçesi --- Tire

Kategori / Category: izmir

 Tire, İzmir’in doğusunda yer alır. Kuzeyinde Bayındır; doğusunda Ödemiş; batısında Selçuk ve Torbalı ilçeleri; güneyinde ise Aydın ili ile çevrelenir.

İlçenin yüzölçümü 784 k m2’dir. 1 beldesi (Gökçen) ve 64 köyü bulunmaktadır.

İlçede 76 İlköğretim Okulu, 11 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 12135 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 659 öğretmen görev yapmaktadır.

İlçede, 1 Devlet Hastanesi, 1 SSK Hastanesi, 14 Poliklinik hizmet vermektedir.

İlçe ekonomisi tarım, ticaret ve sanayiye dayanmaktadır. Tarım ürünleri başta pamuk olmak üzere, buğday, arpa, tütün, susam ve her türle meyve, sebzedir. Arıcılık ilerlemiş durumdadır. Besi ve süt inekçiliği gelişmiştir. Tire Organize Sanayi Bölgesinin kurulması sonucunda, ilçede sanayi de önemli ivme kazanmış bulunmaktadır.

Tire, 1308 yılında Aydınoğulları Beyliğinin kurulmasıyla Türk egemenliği ile tanışmış, 1426 yılında ise Osmanlı yönetimine geçmiştir. Tire, Osmanlı tarihinde XV. yy’dan XVIII. yy’a kadar kullanılan Darphanede mangır (bakır) ve Akçe (gümüş) adı verilen paraların kesilmesi nedeniyle önemli bir yere sahiptir. Tire Müzesinde, yörede bulunan arkeolojik ve etnografik görülmeye değer eserler sergilenmektedir.

Tire Müzesi

Arkeoloji Salonu :

M.Ö.3000-M.S.1453 yılına kadar olan eserlerden Prehistorik döneme ait gaga ağızlı kaplar, çakmak taşları, Klasik döneme ait boyalı kaplar, Helenistik döneme ait pişmiş toprak lahitler, mermer ve cam eserler, Roma dönemine ait mermer ve cam eserler, sikkeler, pişmiş toprak figürinler, altın, gümüş ve cam takılar sergilenmektedir.

Etnoğrafya Salonu :

Osmanlı’nın 18. ve 19. yüzyıla ait günlük yaşamını yansıtan mevlüt örtüsü, yağlık, baş örtüsü, uçkur, para ve saat keseleri, mendiller, kadın ve erkek giysileri bunların takıları sergilenmektedir. Bu eşyaların işlemelerinde renk ve motif bir bütün olarak ele alınmıştır. Çoğunlukla tabiattan bitki, çiçek ve hayvan motifleri pastel ve canlı renklerle; düz gergin, sırım, sarma, canfes, müşebbak, peset, atlas, dival nakış tekniği ile işlenmişlerdir.

Yine aynı salonda tekke malzemeleri ile savaş aletleri, Avrupa kökenli olup Batı Anadolu’da kullanılan seramikler ve pencere vitrayları yer almaktadır. Müzenin ön bahçesinde Roma dönemi yapı taşlarından sütun ve sütun başlıkları, mermer lahitler, pişmiş toprak erzak küpleri ile mezar stelleri, arka bahçesinde ise M.S. 7. ve 19. yüzyıla ait lahit mermer, Osmanlı mezar taşları ve kitabeler sergilenmektedir.

Yeni Camii : 1597 yılında Yeniçeri Kethüdası Behram Bey tarafından yaptırılmıştır. Kurtuluş Mahallesi’nde yer almaktadır. Cami, kesme taşlardan yapılmıştır. Tire’de tek örnektir.Nakkaş Kasımpaşalı Osman Bey tarafından yapılan kalem işleri ve mermer minberi Klasik Osmanlı Dönemi sanatının seçkin örneklerindendir.

Karahasan Camii: 1440 yılında Kara Hasan Bey tarafından yaptırılmıştır. Cumhuriyet Mahallesi’nde yer almaktadır. Önemli özelliği minaresinin darı koçanını andırmasıdır.

Yeşil İmaret Zaviyesi :

1426 Yılında Halil Yahşi Bey tarafından yapılmıştır. Aydınoğlu Caddesi’nde yer almaktadır. Kentteki ilk Osmanlı eseridir. Zaviyenin önemli özelliği Anadolu’da ibadet mekanlarının yarım kubbe ile büyütülen ilk örneği olmasıdır. Gerek iç süslemeler, gerekse abanoz ağacından yapılan tüm kapı kanatlarının dekorasyonu ve sırlı tuğlalı minaresi yapının belirgin özellikleridir.

İbni Melek Türbesi :

Tire'nin yetiştirdiği büyük ad, Aydınoğullarının başkent kadısı ünlü tefsirci İbni Melek takma adlı İzzettin Ferişteye ait olan türbenin içinde, ayrıca Mevlana Nizameddin, İbni Melek oğlu Mehmet efendi ve Alaybey ailesinden Evliya Ali Efendi yatmaktadır.

Süleyman Şah Türbesi: ( Tire Emiri ) :

Aydınoğulu Mehmet beyin oğlu Tire Emiri Süleyman Şah için1349 yılında yapılmıştır. Türbede, Süleyman Şah kardeşi Hızır Şah ve Süleyman Şah'ın eşi ile çocuğu yatmaktadır. Türbenin giriş kapısı mermer süslemeleri ve sülüs yazıyla yazılmış kitabesi oldukça güzeldir.

13:08 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


İzmir İlçesi -- Selçuk

Kategori / Category: izmir
 Selçuk İzmir’in güneyinde, İzmir-Aydın karayolu üzerinde yer alır. Kuzeyde Torbalı, Doğuda Tire, güneyde Germencik ve batıda Kuşadası ile çevrilidir. İl merkezine uzaklığı 74 km’dir.

İlçenin yüzölçümü 295 km2’dir. 1 beldesi (Belevi) ve 8 köyü bulunmaktadır.

Selçuk’ta; 14 İlköğretim Okulu, 3 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 5626 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 301 öğretmen görev yapmaktadır.

İlçede, sağlık hizmetleri 1 Devlet Hastanesi, 4 Sağlık Ocağı, 3 Sağlık Evi tarafından verilmektedir.

İlçenin ekonomisi ağırlıklı olarak turizme dayalıdır. Bunun yanında tarım ve hayvancılıkta önemli bir gelir kaynağıdır.

Selçuk, Antikçağın en önemli yerleşim yerlerinden biri olmuştur. Selçuk’ta bulunan tarihi yapıların büyük bir bölümü ayaktadır. Efes ören yeri, Türk ve dünya turizmi açısından çok önemli bir merkezdir. Efes Arkeoloji Müzesi ülkemizin en çok ziyaret edilen müzelerinin başında gelir.

Selçuklu sanatının en önemli eserlerinden biri olan İsa Bey Camii Selçuk’tadır. Cami, hem avlulu Türk camii tipinin, hem de Anadolu sütunlu camilerinin bilinen en eski örneğidir.

Selçuk’ta Şirince Köyü, kırsal turizmin güzel bir örneğidir. Pamucak Plajı, kıyı turizminin çok daha gelişeceği bir alan olarak ortaya çıkmaktadır.

İlçe arkeoloji, tarih, din ve kültür açısından dünyanın en önemli merkezidir. İlkçağda yedi harikadan birisi olan Artemis Tapınağı ve Asya’nın en büyük kenti olan Efes ile isim yapmışken, Erken Hıristiyanlık Dönemi’nde Meryemana, St. John, St. Paul, St. Lucas ve 431 yılı Evrensel Konsili ile yeni dinin önemli bir merkezi durumuna gelmiştir. Bu nedenle Papalık burasını Hac Yeri ilan etmiştir. Efes’te henüz kazısı yapılmamış çok sayıda Havra’nın bulunması, buranın Musevi dinine inananlar için de önemli bir yer olduğunu gösterir. Kentte 12. yüzyıl ile birlikte görülen çok sayıdaki Selçuklu ve Erken Osmanlı Türk İslam dini yapıları sanat tarihi açısından görülmeye değer önemli kültür varlıklarıdır.

MERYEM ANA EVİ

Hristiyanlığın kutsal anası Meryem Ana'nın Evi, Bülbül Dağı üzerinde bulunmaktadır. 1891 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Hristiyanlar tarafından "Panaya Kapulu" olarak da adlandırılan kutsal yerin MS. 4. YY'da inşa edildiği tahmin edilmektedir. Meryem Ana'nın Mezarı da Panayır Dağı'nın kuzeydoğu eteğindedir. Yıllar boyu her 15 Ağustos'da Meryem Ana Evi'nin bulunduğu Panaya Kapulu'da dinsel törenler düzenlenmiştir. 1957 yılında Papalık da burasının Meryem Ana'nın Evi olduğunu onaylamış ve Hristiyanlık için "Hac Yeri" ilan etmiştir.

Hz. İsa, çarmıha gerilişinden kısa bir süre önce annesini, arkadaşı ve havarisi olan St. Jean'a teslim etmiştir. St. Jean da, Hz. İsa'nın çarmıha gerilişinden sonra Meryem Ana'nın Kudüs'te kalışını sakıncalı bularak, onu yanına alıp kaçırmış ve Bülbül Dağı'na getirmiştir. Kutsal bakire, ST. Jean tarafından gizlendiği Bülbül Dağı'nda 101 yaşına kadar yaşamını sürdürmüştür. Hrıstiyanlığın kabulünden sonra Bülbül Dağı'nda 'Hac' şeklinde bir kilise inşa edilmiştir. St. Jean Efes'te yaşamış ve söylentiye göre İncil'i burada yazmış ve burada ölmüştür.

DEVE GÜREŞLERİ:

Selçuk’ta yıllardır, geleneksel yerel şenlik havasında yapılan deve güreşleri, Ocak ayı içerisinde yapılır ve kış aylarında Selçuk’a bir hareket getirir. Rengarenk süslenmiş develerin inatlaşmaları, kızgınlıkları ve güreşleri, farklı bir görsel şölendir.

ÇAMLIK LOKOMOTİF MÜZESİ:

Selçuk’tan Aydın yoluna girdiğinizde, 8 km sonra Çamlık köyünde ilginç bir açık hava müzesiyle karşılaşırsınız. Eski buharlı lokomotiflerin ve vagonların sergilendiği bu müze 70-80 sene önce çalışmış ama şimdi emekliye ayrılmış trenleri bize tanıtmaktadır.

SELÇUK KUŞ CENNETİ:

Selçuk Gevekirse Gölü Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası antik Efes kentinin kuzeyinde Efes ve Pamucak arasındaki 1000 hektarlık alanda bulunmaktadır. K.Menderes’in Pamucak kıyıları kuzeyinde denize döküldüğü bataklık kesimde birkaç küçük gölcüğün ve sazlıkların yer aldığı bu çevrede 30-40 tür kuş ve memeli hayvan yaşamaktadır. Bunlar arasında dalgıç, pelikan, çeşitli türde ördek, çulluk ve kınalı keklik gibi kuşların yanı sıra yaban domuzu, tilki, çakal gibi kara hayvanları vardır. Göçmen kuşlar için bir yuvalama yerinden çok bir konaklama ve barınma niteliğindedir.

PAMUCAK SAHİLİ.

Selçuk’a 9 km., antik Efes kentine 6 km. uzaklıktadır. Kumsalı 11 km. uzunluğundadır. Mavi Bayrak’a sahip kirlenmemiş denize ve altın sarısı kumsala sahiptir. Kamp yapmaya ve su sporlarına elverişlidir.

SELÇUK SU KEMERLERİ:

Selçuk ilçesi içindeki Bizans Dönemi kalıntılarından bir diğeri de Su Kemerleri’dir. Doğu yönünden gelip Ayasuluk Tepesi’ne doğru giden Bizans su yolunun kalıntılarını tren istasyonu çevresinde ve asfaltın iki tarafında görmek mümkündür. Restore edilmiş haliyle su kemerleri bugün Selçuk’un simgesi olan Leyleklerin barınma ve üreme yerleri olmuştur. Bir diğeri de Selçuk-Aydın karayolunun 6. Km.sindeki Gaius Sextillius Pollio Aquaduct’ü olarak tanınan ve Agustus Dönemi’nde yapılmış olan Su Kemeri’dir.

BELEVİ MAOSOLEUMU:

İzmir yolu üzerinde Selçuk’tan 13 km. uzaklıktaki yol kavşağının doğusunda, Belevi beldesinde bulunan bu anıt, dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnassos Mausoleumu’ndan sonra Anadolu’nun en büyük ve en yüksek mezar anıtıdır.

Belevi Anıtı’nın bulunan parçalara göre 11.37 m. yüksekliğinde olduğu saptanan podium kısmı, yerli bir kayanın dört bir yanının güzel işlenmiş bloklarla kaplanmasından oluşmuştur. Kaya kütlesinin güneyi, içeriye doğru bir mezar odası halinde oyulmuş ve buraya halen Efes Müzesi’nde korunan lahit yerleştirilmişti. Podium üzerinde, her dört yüzünde sekizer sütunu olan Dor düzeninde bir peristasis yer alıyordu. Bulunan parçalara göre ikinci katın korniş düzeyine değin yüksekliği 11.32 metredir. Anıtın toplam yüksekliği, çatı olmaksızın yaklaşık 23 m. olup, çatının ne şekilde bittiği konusunda bilgi verecek parçalar bulunamamıştır.

Helenistik Çağ’a tarihlenmektedir. Ayrıca M.Ö. 246’da Efes’te ölen Seleukos kralı Antiokhos II’nin mezarı olduğu da ileri sürülür.

ÇETİN KÜLTÜR KÖYÜ:

Selçuk, Pamucak mevkiinde yer alan bu kültür köyünde geleneksel kıyafetler içerisinde Anadolu kültürünü yansıtan el yapımı karakterler sergilenmektedir.

13:07 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


İzmir İlçesi --- Seferihisar

Kategori / Category: izmir

 Seferihisar, İzmir’in batısında yer alır. İl merkezine uzaklığı 47 km’dir. Kuzeyde Urla, Doğuda Menderes, batı ve güneyde Ege Denizi ile çevrilidir.

İlçenin yüzölçümü 371 km2’dir. Doğanbey-Payamlı ve Ürkmez olmak üzere 2 beldesi ve 9 köyü bulunmaktadır.

Seferihisar’da 20 İlköğretim Okulu, 4 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 4245 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda, 261 öğretmen görev yapmaktadır.

İlçede, sağlık hizmetleri , 4 Sağlık Ocağı, 1 Sağlık Evi tarafından verilmektedir.

Seferihisar ekonomisinde tarım ağırlığını korumaktadır. İlçe toprakları, zeytinlikler ve narenciye bahçeleriyle kaplıdır. Son yıllarda seracılık gelişme göstermektedir.

Seferihisar yöresi, Antikçağ’da önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Yöredeki en önemli ören yeri Teos’tur.

TEOS

M.Ö. 1050-1000 yıllarında kurulmuş Teos, 12 İon kentinden biridir. Yolun hemen kenarındaki Dionysos Tapınağı M.Ö. 2.yy. başlarında Priene’li Hermogenes tarafından inşa edilmiştir. Anadolu’da Dionysos adına yapılan tapınakların en büyüğüdür. Roma imparatorluğu döneminde sıkça onarılmış ama yine de depremlerden çok zarar görmüştür. Kuzeybatıda, 500 m. ilerde Hellenistik surlar, tiyatro, akropolis ve gymnasion yer almaktadır.

LEBEDOS

Kısık adı ile bilinen yarımada üzerinde kurulan kent, 12 İon kentinden biri olup M.Ö.7. yüzyılda kurulmuştur. Efes’ten zorla getirilen kişilerin yerleştirildiği bu antik kent, hiç bir zaman etkin bir yaşama ulaşamamıştır. Ancak tarihte kenti adına para basan “Polis”lerdendir. Antik kentten pek bir şey kalmamıştır. Limandaki Helenistik duvarlar Gymnasium ve arkasındaki tepenin yamaç ve üzerinde günümüze kadar varlığını koruyabilmiş tapınak terası ve konut kalıntılarına ait izler görülebilir.

Seferihisar, XIII. yüzyılda Selçukluların, XIV. yüzyılda Aydınoğulları ve Osmanlıların egemenliğinde kalmış, XV. yüzyılda bir süre Timur İmparatorluğu’nun yönetiminde kaldıktan sonra kesin olarak Osmanlı egemenliğine geçmiştir. İlçe ve çevresinde Selçuklular ve Osmanlılar tarafından yaptırılmış eserlerin başlıcaları Koçibey Mescidi, Gözsüzler Mescidi, Turabiye Camii, Sığacık Camii, Ağa Camii, Yeni Camii ve Hıdırlık Camii’dir.

Seferihisar’ın 6 Km batısında küçük bir balıkçı yerleşimi olan Sığacık, Selçuklular döneminde yapılmış surlarla çevrilidir. Kaptan Piri Reis’in önerisiyle yapılmış olun Osmanlı Kalesi, XVI. yüzyıldan kalmadır.

13:06 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


İzmir İlçesi --- Ödemiş

Kategori / Category: izmir

 Ödemiş, İzmir’in güneydoğusunda yer alır. İl merkezine uzaklığı 113 km’dir. Kuzeyinde Uşak ili; doğusunda Kiraz ve Beydağ; batısında Bayındır; güneyinde Aydın ili ile çevrelenir.

İlçenin yüzölçümü 1.079 km2’dir. Bademli, Birgi, Bozdağ, Çaylı, Kayaköy, Kaymakçı, Konaklı, Ovakent ve Zeytinlik olmak üzere 9 beldesi ve 75 köyü bulunmaktadır.

İlçede 100 İlköğretim Okulu, 15 Orta Öğretim kurumu bulunmakta; 18695 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 975 öğretmen görev yapmaktadır.

İlçede, 17 Sağlık ocağı, 28 Sağlık Evi, 1 Ana Çocuk Sağlığı hizmet vermektedir.

İlçe ekonomisi tarıma dayalıdır. Hayvancılık önemli gelişme göstermiştir. Tarıma dayalı sanayi kuruluşları çoğalmaktadır.

Cumartesi günleri kurulan ve bölgenin önemli pazarlarından biri olan Ödemiş Pazarının “El Sanatları Pazarı” bölümünde, satışa sunulan, yöreye özgü dantel, iğne oyası, mekik oyası, kanaviçe ve ödemiş ipeği gibi el ürünleri yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı olmaktadır.

Bir dönem Aydınoğlu Beyliği’ne başkentlik yapmış olan Birgi Ödemiş’in bir beldesidir. Birgi’de, Aydınoğulları Beyliği ve Osmanlılara ait çok sayıda eser bulunmaktadır. Ulu Camii, Aydınoğulları Camii, Karaoğlu Camii, Derviş Ağa Camii, Birgivi Mehmet Efendi Medresesi, Sultan Şah Türbesi, Çakırağa Konağı bu eserlerden bazılarıdır. Ödemiş Müzesi bölge tarihini yansıtan arkeolojik ve etnografik eserler bakımından zengindir.

Sultan Şah Türbesi

Türbe, Birgi’yi fetheden ve Aydınoğulları Beyliği’nin kurucusu olan Fatih Mehmet Bey’in kız kardeşi Hanzade Hatun’a aittir. Genel dolarak Sultan Şah denildiği gibi, Hatuniye Türbesi veya Hanzade Hatun Türbesi de denilmektedir.

Türbe Ulu Camii’nin güneyinde, bugün Birgi içinden geçmekte olan Gölcük ve Bozdağ köy yolu üzerinde yer almaktadır.

Taş ve tuğla ile yapılmış, altıgen prizmal gövdeli türbeler grubuna dahil olan türbe, bu plan uygulaması ile Aydınoğulları devri türbe yapıları içersinde özel bir yere sahiptir. Çünkü bu beyliğin diğer türbelerinde kare ve sekizgen gövde yaygındır. Altıgen gövde yalnız bu yapıda karşımıza çıkmaktadır.Türbe içinde taşla örülmüş bir mezar ve başında parçalanmış mermer kitabesi bulunmaktadır.

Birgivi Mehmet Efendi Medresesi

Ulu Cami karşısında yer alan medrese, 1554 yılında Padişah II. Selim’in hocası Birgili Ataullah Efendi tarafından yaptırılmıştır. Medresenin hocalığına getirilen Mehmet Efendi ömrünün sonuna kadar İslami ilimleri yaymış, çevresinde denge ve düzenin sağlanmasında etkili olmuştur. Bu nedenle kendisine Birgili anlamına gelen "Birgivi’ lakabı verilmiştir.

Medrese 8m eninde, 19m boyunda dikdörtgen bir alana yayılmış olup, çok kubbeli bir yapıdır. Giriş revaklıdır. Revaklı girişin üzerini sekizgen kubbe kasnağına oturan üç yüksek kubbe örter. Medrese, kapıları revaklı girişe açılan ve her birini bir kubbenin örttüğü yedi odadan oluşmaktadır. Bigivi Mehmet Efendi Medresesi XVI. yüzyıl medreselerinin küçük ve tipik bir örneğidir.

Ödemiş Müzesi

Müze, idari bölümleri, teşhir salonu, kütüphane, sergi salonu, eser depoları, fotoğrafhane, atölye ve laboratuar gibi ünitelerden oluşmaktadır. 715 m_ genişliğinde olan teşhir salonu, arkeolojik ve etnoğrafik olmak üzere iki bölüm halinde tanzim olunmuş, mahalli eserleri için ayrı bir köşe açılmıştır.

Ulu Camii

1311-1312 yılında Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılan Ulu Camii, duvarları kesme taşlarla örülü, kare planlı, beş nefli, sekiz sütunlu, ahşap tavanlı, kalın tuğla süslemeleri ve minaresi ile dikkat çekmektedir. Mihrap çifte kıvrık dallı, barok tarzı süslemelerle çevrili, firuze ve koyu mor renkli, geometrik yıldız ve geçmelerle süslü çinilerle kaplıdır. Minber ise Selçuklu süsleme sanatının en güzel örneklerinden olup, ceviz ağacından ve kündekari yöntemiyle yapılmış, tek bir çivi kullanılmamıştır.

Aydınoğulları Türbesi

Birgi ulu camiinin iç avlusunda, camiinin batısında yer alır. Giriş kapısındaki kitabeden hicri 734 yılında tamamlandığı yazılmaktadır. Kare planlı dört duvar üzerine sekizgen kasnaklı kubbesi vardır. Türbe içerisinde dört mezar bulunur. Mezar taşlarında sadece isimler vardır. Mezarları Aydınoğlu Mehmet Bey ve oğulları İsa, Bahadır ve Gazi Umur Beylere ait oldukları anlaşılmaktadır.

Çakırağa Konağı

Köprüden yolun karşı kıyısına geçtiğimizde Birgi’nin adını son yıllarda duyuran ikinci önemli yapıya, Çakırağa Konağı’na gidebiliriz. Uzun yıllar harap bir durumda kaldıktan sonra 90’lı yılların başında restore edilip müze haline getirilen Çakırağa Konağı Türk mimarisinde Osmanlı gündelik yaşamının anlaşılmasında önemli bir kaynaktır. Ahşap Türk evlerinin en güzel örneklerindendir. Konak, çiçeklerle bezeli bahçenin ucunda, yoldan görülmeyecek şekilde yüksek duvarlarla korunuyor.

1761 yılında zengin bir tüccar olan Çakıroğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılan konak üç katlıdır. Alt katta taşlık, mutfak, ahır, misafir bekleme odası bulunur. İkinci kat kışlık olarak kullanıldığından daha korunaklıdır. Bütün odaların geniş bir sofaya baktığı konak, şömineyle ısıtılıyordu. Odalardaki duvar ve tavan süslemeleri kalem işleri, ahşap oymacılık kayda değerdir. Misafir odalarında yıkanma bölümleri vardır. Merdiven kapağını kaldırarak üçüncü kata çıkılıyor (yazlık kat). Daha aydınlık ve kalem işleri bakımından daha zengin olan katta, iki de duvar resmi vardır.

Çakıroğlu Mehmet Bey, biri İzmirli, diğeri İstanbullu iki hanımla evlenmiştir. Hanımlar memleket hasreti çekmesin diye, odaların duvarlarına İzmir ve İstanbul’un birer görüntüsünü yaptırmıştır. Resimler, hem kentlerin o günkü görüntülerini vermek açısından, hem de resim sanatı yönünden son derece önemlidir. İçi olduğu kadar dışı da çiçek ve motiflerle bezeli konak pek çok turistin ilgi odağı konumundadır.

13:05 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer


Sonraki Sayfa / Other page

Tanım(The definition)

The tour, internet AND tour sitesi, The hotel, hotel, otel , The picture, picture
Ana Sayfa / Home
Hakkımda / Profilim
Arşiv / Archives
Arkadaşlarım / Friends
Kategoriler / Category
Son Yazılar / written
- VideoLarLa AkDeniz....
- Bingöl Hakkında Genel Bilgiler
- Assiana House- ÜRGÜP
- Hoyran Wedre Köy Evleri
- Başlıksız
- Kocagöl Köy Evlerinde tatil.
- Antalya Adrasan Koyunde Tatil
Yemek Nakliyat Nakliyat Okey betsson Sesli Chat dizi izle lazer epilasyon evden eve nakliyat