| The tour, internet AND tour sitesi, The hotel, hotel, otel , The picture, picture |
İzmir İlçesi -- Menderesİzmir'e 20 km uzaklıktaki Menderes ilçe merkezinin nüfusu 2000 yılı itibariyle 16792 kişidir. İzmir ilinin güneyinde bulunan ilçenin doğusunda Torbalı, batısında Seferihisar, kuzeyinde Konak ve Buca ilçeleri, güneyinde Ege Denizi ve Selçuk ilçesi bulunmaktadır. Narenciye tarımı, bağcılık ve zeytinciliğin önem kazandığı ilçede son yıllarda turistik etkinlikler de gelişmektedir. Adını 1071 yılında Cüneyt Bey'in adından yola çıkılarak Cüneyt Tabat, sonra Cumaabat olarak almıştır. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Cumaovası olarak anılmış ve daha sonra Menderes olarak değiştirilmiştir. Gümüldür beldesinin tarihi yerleri arasında Notion, Klaros antik kalıntıları ile Kasımpaşa, Samancıoğlu, Cüneyt Bey ve Cumaabat Camileri de Türk dönemi eserleri olarak yer alır. Klaros Klaros kutsal alanı, Kolophon'nun (Değirmendere) 13 km güneydoğusunda ve Notion (Ahmetbeyli)'nin 2 km kuzeyinde bulunmaktadır. Klaros'taki Apollon Tapınağı bilicilik yeri olmasından dolayı Helenistik dönemde ve Roma çağında oldukça ünlüydü. Homeros'un dizelerinden anladığımıza göre bu kutsal yer önemli kültür merkeziydi. Tapınak Dor üslubuna göre yapılmıştır. Klaros bağımsız bir kent olmamış ve sürekli Kolophon'a bağlı olarak gelişmiştir. M.Ö.2. yüzyılda yapıldığı sanılan Propylon'dan Apollon Tapınağ’na giden iki tarafı sütunlar ve heykellerle dolu bir kutsal yol bulunmaktaydı. Propylon'da biliciye danışmaya gidenlerin yazdıkları kitabeler bulunmuştur. Kazılarda tapınağın cellasında Apollon, Artemis ve Leto'nun büyük boyutlu heykellerinin parçaları bulunmuş olup, bunlar günümüzde yerlerinde bulunmaktadır. Tapınağın önünde 2.5 m uzağında anıtsal bir sunak yer alır. Apollon tapmağına ait sunağın kuzeyinde taştan yapılmış güneş saati üzerinde Helenistik dönemde agorayı yönetene ait sunu yazıtı bulunmaktadır. Kazılarda gün ışığına çıkarılan heykel ve kabartmalar İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Gümüldür İzmir'in güneybatı sahilinde yer alan Gümüldür, Menderes ilçesine bağlı, şirin bir belde olup, İzmir'e 50 km mesafedir. İlk kez 19. yüzyılda yerleşim alanı olmuştur. Tarıma yönelik bu bölgede Rum ve Türk nüfus, iki ayrı yerleşim yeri oluşturmuştur. Cumhuriyet döneminden sonra Gavur Köy Rum yerleşimi boşalmış, bugün Köy adı ile anılan iç kesim Müslümanlarca oturularak korunmuştur. Gümüldür dünyaca ünlü mandalina türü olan satsumanın yetiştirildiği yer olarak bilinmektedir. Belde adını satsuma cinsi mandalina ile tanıttığı kadar, 8 km'lik sahil şeridine sahip denizi ve kumsalı ile adını duyurmuştur. Özdere Özdere İon uygarlığının Efes'ten başlayan ve Teos'a kadar uzanan Ege sahil çizgisi üzerinde yer almaktadır. Şimdiki adı Özdere olan beldenin tarihe uzantısı Kesre ismi ile başlar. Kesre Köyü 1700'lü yıllarda Özdere'nin eski hali olan şimdiki Cumhuriyet mahallesinin 1 km kuzeyinde dağların yamacına kurulmuştur, 1960 yılında Özdere ismini almıştır. Belde 22 km'lik sahil şeridi ile Ege'yi kucaklamaktadır. Belde Akdeniz İklimine sahip olup, çevresi ormanlarla kaplı olduğu için temiz havası ile de ünlüdür. Görece Menderes ilçesinin Görece köyünde boncuk üretimi yapılır. Değişik renk ve biçimdeki boncuklar yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Ayrıca evlerde iğne oyası ve makrome yapılmaktadır. Ksenophanes (Değirmendere) iki İon kentinden biri olan Kolophon, İonia'nın en eski ve önemli kentlerindendi. İlk kez 1866 yılında yeri belirlenen antik Kolophon kenti, bugün Değirmendere olarak adlandırılan köydeki, üç tepe üzerinde kurulmuştu. İzmirli ozan Mimnermos kentin Pyloslu göçmenler tarafından kurulduğunu belirtmektedir. Kolophonlular, topraklarının verimliliği ve denizcilikteki ustalıkları nedeniyle çok varlıklıydılar. Kentlilerin zenginliği, rahat yaşam biçimini aşırı lükse dönüştürdü. Antik yazarlara göre bu lüks yaşam, Kolophon'un gücünü yitirmesine neden olmuştur. Buna karşın, Strabon, Kolophon'un donanması ve atlı birliklerinden söz ederken, özellikle Kolophonlu süvarilerin ününü ve başarılarını vurgular. At yetiştiriciliği ile tanınan kentin süvarilerinin paralı asker olarak başka kentlere gittikleri yazılı kaynaklardan da bilinmektedir. Kolophon, sırası ile Lidya'nın ve Perslerin egemenliği altına girmişti. Lİdyalılar M.Ö. 7. yüzyılın ilk yarısında Kolophon'u ele geçirmiştir. Kent sonra M.Ö. 6. yüzyılın ikinci yarısında Persler tarafından istila edilmiştir. Kent, M.Ö. 478 - 477 yıllarında kurulan Attika - Delos Deniz Birliği'ne girmiştir. Büyük İskender'in M.Ö. 330 yılında Anadolu'yu Pers egemenliğinden kurtarmasıyla Kolophon bir çok kent gibi özgürlüğüne kavuşmuştur.İskender'in ölümünden sonra generallerinden biri olan Lysimakhos M.Ö. 294 yılında kent halkını Efes'te yaşamaya zorlamıştır. M.Ö. 7. ve 6. yüzyıllarda parlak bir dönem yaşayan Kolophon, önemini yanlızca Klaros'taki tapınak ile sürdürüyordu. Roma Çağı'nda kent bağımsızdı ve asıl merkezi Notion'un akropolü içinde bulunuyordu. Kolophon ören yeri iyi korunmuş durumdadır. Yarım daire şeklindeki bir düzine kule ile desteklenen kent duvarı 4.yüzyılın sonunda inşa edilmiştir. Kolophon'da yapılan kazılar sonucunda evler, bir stoa ve Demeter Antaİa'ya sunulmuş bir tapınak ortaya çıkarılmıştır. Ksenophanes (M.Ö. 570-475) Kolophon'da doğan Ksenophanes, Anadolu'nun Pers işgalinde olmasından dolayı gençliğinde Güney İtalya'daki Elea şehrine göç etmiştir. Thales ve Anaksimemandros gibi akılcı yöntemin temsilcisi olan Ksenophanes Yunan halkının tanrılarını insanlara benzetmelerine şiddetle karşı çıkar. Ona göre, tanrıların doğduklarını söyleyenler de öldüklerini söyleyenler gibi dinsizdir. Tanrıların insanlara benzemelerine, çokluklarına ve karşıtlıklarına, yalan söylemelerine, sarhoş olup insanlar gibi kavga etmelerine ve onlar üzerine söylenen pek çok utandırıcı hikayelere karşı çıkarak Yunan halkının insan biçimli (Anthropomorfism) tanrı tasarımını kabul etmez ve kendi tek tanrı tasavvurunu ileri sürer. Ksenophanes'in tanrı tasarımı tek tanrıcılığa (monotheism) doğru atılmış bir adımdır. Notion (Ahmetbeyli) İzmir'e 50 km, Kolophon'a İse 15 km uzaklıktaki bir liman kenti olan Notion, bugünkü Ahmetbeyli köyünün sınırları içindedir. Akropol, iki tepe üzerine oturuyor ve kentin baş tanrıçası Athena Polias'a adanmış olan tapınak, akropolün batı tepesi üzerinde denize tümüyle hakim bir konumda bulunuyor. Notion da Kolophon gibi, Atiika-Delos Deniz Birliği'nin bir üyesiydi. M.Ö. 4. yüzyılın üçüncü çeyreği içinde Anadolu'ya Büyük İskender ile gelen özgürlük ve barış dönemi, M.Ö. 323 yılında, onun ölümü ile son bulur. Notion M.Ö. 218 yılında Pergamon kralı Attalos'a bağlanır. M.Ö. 196 yılında Suriye kralı, III.Antiochos'un yönetimine girerse de M.Ö. 191 yıllarında tekrar Pergamon kralı II.Eumenes'in eline geçer. Apemeia barışı (M.Ö. 188) ile de Magnesia savaşında Roma ve müttefiklerinin yanında yer aldığı için Notion'a özerk statü verilir. M.Ö. 133 yılında başlayan ayaklanma sırasında Aristonikos donanması ile Notion'a gelir, akropolü ele geçirir ve kenti Romalıların Asya Eyaletine dahil eder. Tarihi boyunca Notion bağımsız bir kenl olduğu halde Kolophon'un bir parçası gibi görünmüş, Notion'a "Deniz üzerindeki Kolophon" , "Yeni Kolophon ' ya da " Güneydeki Koiophon" gibi adlar verilmiştir. Notion'da bouleuterion, iki agora ve tiyatro kalıntıları görülebilir. 12:48 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summerİzmir İlçesi -- Konak
İlçenin yüzölçümü 69 Km2’dir. 2 köyü bulunmaktadır. Bağlı beldesi yoktur. İlçede 129 İlköğretim Okulu, 78 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 155462 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda, 7144 öğretmen görev yapmaktadır. İlçede, 13 Hastane, 39 Sağlık Ocağı, 2 Sağlık Evi, 3 Verem Savaş Dispanseri, 7 Ana ve Çocuk Sağlığı Merkezi bulunmaktadır. Konak, İzmir’in yönetsel, sanatsal, kültürel ve ticari merkezidir. 9 Eylül 1922’de gönderine çekilen Bayrağımızla, yalnız İzmir’in değil, ülkemizin de kurtuluşunun simgesi olmuş Hükümet Konağı Konak Meydanı’ndadır. Yapılışından günümüze bir buluşma noktası olan Saat Kulesi Konak Meydanı’ndadır. Antik çağdan günümüze taşınmış eserlerle, Osmanlı döneminden kalan eserlerle, ama en çok Cumhuriyet Döneminin eserleriyle karakterize olur. Konak, İzmir’in kültür, sanat ve eğlence merkezi olması nedeniyle yerli ve yabancı tüm turistlerin uğrak yeri durumundadır. 12:47 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summerİzmir İlçesi --- Kiraz Kiraz İlçesi,
(nüfusu 8955) olup İzmir’in doğu ucunda 125 km. mesafede kurulmuştur. Küçük
Menderes’in sağladığı olanaklar nedeniyle antik çağlardan bu yana kışlık barınak
yeri olarak en eski yerleşim birimlerin biridir. Şemsiler ve Karaburç köylerinde
kral mezarları bulunmaktadır. Tarih boyunca M.Ö. 8. Yüzyıl’da İon’lular Kleos,
Bizanslılar Kilos, M.S. 1300 yıllarında Türkler Keleş adını vermişlerdir. Daha
sonra cumhuriyet döneminde Kiraz adını almıştır. İlçedeki tarihi eserler
arasında Aydınoğlu camii, Suludere camii ve hamamı, Hisar kalesi ve Yağlar
kalesi önemlidir. Bağları ve meyve bahçeleriyle ün yapmış Kiraz, önemli bağcılık
ve tarım merkezidir.
Geçmişten bugüne tarihçesi ve efsaneleri Eski Çağ'da, Küçük Menderes ırmağı, Yani bugün ilçenin içinden geçen Küçük Menderes Kaystros adını taşıyordu.Tmolos yani bugün Bozdağlar'dan kaynaklanan bu ırmak, bereketli bir vadi içinden akarak Ephesos ( Efes ) kentinde Ege Denizi'ne ulaşır. Antik Çağ'ın eski Ozanlarından İzmir'li Homeros'un İliada adlı destanında ( yaklaşık olarak M.Ö.8.y.y ) yani günümüzden 2800 yıl kadar once, çayırlarında kazlar, turnalar ve uzun boylu kuğuların sürü sürü yayıldığı bilinen Küçük Menderes vadisi Asia adını taşıyordu.Sonradan büyük bir kıtaya verilecek bu ad, önceleri yanlızca yöremiz için kullanılıyordu.Kiraz yöresinde sonraları Asos adıyla anılan bir çayırlığın bulunması, bu eski adın uzun sure korunduğuna işarettir. Bölgenin en erken M.Ö.3. binyılın başlarında, yani günümüzden 5000 yıl kadar once iskan edildiği anlaşılmaktadır.Yöremiz yakınlarındaki höyük yada mezarlarda elegeçirilen bulgular, ilk Tunç Çağı denen bu dönemde Küçük Menderes Vadisi insanlarının bir yandan Kuzeydeki Çanakkale yöresi; öte yandan Ege Adaları ve son olarakta Denizli yöresi kültürleriyle ortak özellikleri paylaşan yerel bir kültüre sahip olduğunu göstermektedir.Ancak Kiraz ve yakın çevresinde ayrıntılı bir arkeolojik yüzey araştırması yapılmadığı için daha açık bilgilere sahip değiliz. M.Ö.2. binyılında, Hitit çivi yazısı belgelerinde Assuwa diye anılmaya başlayan bu bölge bir takım yöresel kırallıkların geliştiği anlaşılmaktadır.Söz konusu dönemde bölgenin Orta Anadolu Hitit kültüründen ve Batıdaki Yunan dünyasından kimi etkiler almakla birlikte, Batı Anadolu karakteri sürdüğü söylenebilir.Ancak araştırmaların yetersizliği yüzünden Orta ve Son Tunç Çağı denen bu dönem hakkında fazla birşey bilinmemektedir. Anadolu M.Ö.1200 yıllarından itibaren Balkanlardan gelen ve yüzyıllarca sürecek olan göçlerin etkisi altına girmiştir.Bu göçlerin etkileri, Küçük Menderes Vadisinde görüldü.Balkan kökenli Maionlar Gediz Vadisine Girerek bu yörede Maionia adını verdiler.M.Ö.7. y.y'lın başlarından itibaren ise Gediz ve Küçük Menderes Vadileri Lidya olarak adlandırılmaya başladı.Adını Lid denen Hint – Avrupalı olan Lidya'da M.Ö.7.y.y başlarında büyük bir devlet kuruldu. Lidyalılar döneminde Kiraz önemli bir merkez olmalıydı.Çünkü İlçe merkezi yakınlarında ( girişinde ) definecilerce tahrip edilmiş yığma toprak tepeler halindeki mezar anıtları bu döneme tanıklık etmektedir.M.Ö.540 tarihlerinde Lidya Devleti'ne İran'dan gelen Persler'in son vermesi üzerine Küçük Menderes Vadiside Pers egemenliği altına girdi.M.Ö.334 yılında Büyük İskender tarafından özgürlüğüne kavuşturulan bölge İskender'in ölümünden sonra generaller arsında çekişme konusu oldu.M.Ö.188 yılından sonra Bergama Krallığı'nın eline geçen Küçük Menderes vadisi III.Attalos'un M.Ö.33. yılındaki ölümü sırasında Krallığını bir vasiyetname ile Roma'ya bırakması ile yeni kurulan Asia eyaletine bağlandı.Romalılar döneminde Küçük Menderes ( Kaystros ) vadisinin ortalarında yaşayanlara Kaystrianoi ( Kaysros'lular ) yukarı kesiminde yani Kiraz yöresinde yaşayanlarıda Kilbianci ( Kilbisliler ) adı veriliyordu.Kilbis, Kilbiya yada Kilbianos, içinden Kaystros ırmağının aktığı Kiraz yöresinin genel adıydı.M.Ö 1.y.y dan itibaren kıyıdaki zengin ve güçlü liman kenti Ephesos'un etki alanı içine giren Kiraz yöresi bu nedenle Cilbiani agri Ephesiorum yani Efeslilerin Kilbia'si adını aldı.Messogis ( Aydın Dağları ) ve Tmolos ( Bozdağlar ) arasındaki bu zengin ve güzel vadi özellikle hızlı koşan atlarıyla ünlüydü. Bugün olduğu gibi eski Çağda'da anayollardan uzak, izole bir kurumu bulunan bu yörede kabile yaşamı Roma döneminin içlerine değin sürüp gitti.Örneğim M.S. 2.y.y. sonlarına doğru gelindiğinde tüm Anadolu'da eski kabile düzeni yerini yavaş yavaş kent yaşamına bırakmış olmakla beraber, Kiblis vadisinin yukarı kesimleri yani Kiraz ve çevresinde hala eski düzen sürmekteydi.Ancak bu tarihlerde Koloe ya da Kolose'nin ve sonrada civa madenleriyle ünlü Palaiapolis ( Beydağ ) birer kent olarak belirişleriyle düzenin kemtleşme yönüne çevrildiği anlaşılıyor.Hakkında fazla bilgi olmayan Koloe ve Kolose'nin antik adı yakın zamanlara değin Keles biçimiyle korunmuştu.Romalılar zamanında gelişen Koloe, hemen güneyindeki komşusu Palaiapolis ile birlikte Kilbianoi adıyla ortak sikke bastırmıştı.Hıristiyanlık çağında önem kazanan kent M.S.5. yüzyıldan sonra bir Piskoposluk merkeziydi. Oldukça elverişli bir iklime sahip olan Kiraz ve yöresi tarih öncesi çağlardan beri uygun koşullar taşıması yüzünden yoğun bir biçimde yerleşmelere sahne olmuştur.Çevredeki tarihi eserleri ve kazılarda ele geçirilen heykelleri inceleyen arkeologlar İlçenin İon'lar zamanında kurulduğu nu öne sürmektedirler, ayrıca İlçe tarihininde Hititlere kadar uzandığı yukarı Küçük Menderes Havzasında çevrili düz bir arazi üzerine kurulan İlçeye, kışın sert soğundan koruyan barınak yari anlamına gelen Kleos adını vermişlerdir.Kiraz İlçesinin kuruluşuna ait ikinci bir iddia ise İlçenin Bizans döneminde yerleşim merkezi haline getirildiğidir.Bir rivayete gore Bizanslılar Çanakova anlamına gelen Kilos adını vermiştir. İlçenin Anadolu Selçuklular zamanında önemli yerleşim yeri olarak kullanıldığı ispatı ise içinde Cumhuriyet Mahallesinde bulunan İsa Bey Camii, Cevizli köylerinde bulunan tarihi binaların, Suludere Köyünde bulunan Camii, Hamam, Değirmenlerin ve Hisar köyündeki Kalenin Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerini teşkil etmekle birlikte, zira M.Ö 1.y.y yapıldığı bilinen küçük kale inceliğinde Osmanlı ve Selçuklu döneminde onarım gördüğü, asıl bedeninin eskiye dayandığı anlaşılmaktadır.Osmanlı döneminde güzel yer anlamına gelen Keles Cumhuriyet döneminde Kiraz olarak değiştirilmiştir.İlçemizin bazı köylerinde bulunan Kral mezarları bu yörede İon, Orek, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, ve Osmanlı uygarlıklarının hokum sürdüğünü göstermektedir. Kiraz İlçesi bütün uygarlık dönemlerinde tarım ve hayvancılık merkezi olarak ün yapmış bunun kanıtı olarak Ödemiş sınırları içinde bulunan Yılanlı kalesi ile Kiraz sınırları içerisinde bulunan Hisar kalesi arasında döşeli olan toprak boruların su nakinde bulunduğunu belirtmektedir. Kiraz geçmişteki tarihi uygarlıkları yaşamış olup 1948 yılında Ödemişe bağlı bir nahiye olma özelliğinden çıkıp ilçe haline gelmiştir. 12:43 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summerİzmir İlçesi -- Kınık
İlçenin yüzölçümü 436 km2’dir. 2 beldesi (Poyracık ve Yayakent) ve 29 köyü bulunmaktadır. İlçede 38 İlköğretim Okulu, 4 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 4289 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 255 öğretmen görev yapmaktadır. İlçede, 3 Sağlık ocağı, 9 Sağlık Evi, 1 Ana Çocuk Sağlığı hizmet vermektedir. İlçenin ekonomik yapısı tarım, hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. İlçe adını Oğuz Türkleri’nin Bozoklar kolunun Kınık boyundan alır. 1306 yılında Karesi Beyliği ile Türk dönemi başlamış, 1345 tarihinden sonra Orhan Gazi zamanında Osmanlı yönetimine girmiştir. İlçede Yıldırım Beyazıt Camii, İbrahim Ağazede Camii ve altı kemerli Su Kemeri önemli yapılardır. 12:43 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summerİzmir İlçesi -- Kemalpaşa
İlçenin yüzölçümü 655 km2’dir. Armutlu, Bağyurdu, Ören, Ulucak ve Yukarı Kızılca olmak üzere 5 beldesi ve 32 köyü bulunmaktadır. İlçede 69 İlköğretim Okulu, 24 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 13069 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 650 öğretmen görev yapmaktadır. İlçede, 1 Devlet Hastanesi, 9 Sağlık Ocağı, 8 Sağlık Evi, 2 SSK Dispanseri hizmet vermektedir. İlçe ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Son yıllarda sanayi alanında büyük gelişmeler yaşanmaktadır. Kemalpaşa’nın doğal zenginliği olan Nif Dağı ile devamı niteliğindeki Spil Dağı ve Kemalpaşa-Torbalı yolu üzerindeki Hitit Karabel Anıtı görülebilir. Kaya anıtı Gediz havzasına geçit veren küçük bir boğazın üzerinde yer alır. Anadolu’nun en batısında bulunan kaya anıtının, kaya yüzeyi bir hayli derine inilerek düzleştirilmiş 2.32m boyutunda bir erkek betimi olup (ölmüş bir kral/prens), yüksek kabartma olarak gösterilmiştir. Sağa doğru yönelmiş kralın başında, sivri konik külah, dizleri açıkta bırakan kısa giysi, sivri uçlu pabuçlarıyla tipik Hitit kıyafetini taşımaktadır. İleri uzanmış sol elinde uzun bir mızrak tutmakta, sağ omuza geçirilmiş yayı bulunmaktadır. Karabel anıtı, büyük Hitit krallığına bağlı varlıklı yerel bir kralın, Orta Anadolu Hitit sanat ve geleneklerine teknik ve biçim açısından uygun, bölgedeki egemenlik ve gücünün ifadesi bir kaya kabartmasıdır. Kemalpaşa ilçesindeki diğer tarihi ve turistik değerler Ulucak Höyük, Nemrut Höyük, Yenmiş Höyük, Nymphaeion (Kız Kulesi), Nif Kalesi ve Emet Bey Camiidir. Turizm alanında da gelişmeler gösteren Kemalpaşa’da kurulan Alaş Kımız Üretme Çiftliği, Kazak Otağı, Orta Asya Türk Mutfağı ile ülkemizde bu alandaki ilk ve tek örnektir. 12:40 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summerİzmir İlçesi -- KarşıyakaCoğrafi Konumu:
Sektörel Yapısı: Karşıyaka kuruluşundan bu yana hiçbir dönem sanayi şehri olarak düşünülmemiştir. Gediz Nehri 1870'li yıllara kadar Karşıyaka'dan denize dökülüyordu. Anılan yıllarda nehrin yatağı değiştirilince hem körfezin dolmasının önüne geçilmiş hem de ilçe yerleşime açılmıştır. 1876 yılında demiryolu hattının gelmesiyleyamaçlarda yaşayanlar demiryolunun sağ ve soluna yerleşmiştir. 1890 yılında ise vapur seferlerinin başlaması ikinci nüfus hareketini başlatmıştır. Tarım: Karşıyaka'nın toplam tarım alanı 446 hektardır. Tarım arazisinin % 38.1'i zeytin alanı olarak kullanılmaktadır. Tarıma elverişli boş alanın tarım arazisine oranı % 50.9'dur. Toplam tarım alanın 39 hektarı halk tarafından sulanmaktadır. İlçede devlet sulaması yapılmamaktadır. Tarımsal işletme büyüklüklerinde ise sayıları az olmasına rağmen küçük işletmelerin hakim olduğu görülmektedir. Karşıyaka'da üretilen tüm sebze miktarının hemen hemen yarısını domates oluşturmaktadır. İlçede meyve üretimi de yapılmaktadır. Meyve ağaçları sayısı bakımından çoğunlukla armut, erik ve mandalina ağaçları oluşturmaktadır. Üretim miktarı açısından ise mandalin ilk sırada yer almakta, onu erik takip etmektedir. İlçe köylerinde hayvancılık yapılmaktadır. Özellikle küçükbaş hayvancılık yaygındır. İlçede üretilen hayvansal ürünlerin en önemli kısmını süt oluşturmaktadır. İlçedeki 2 köyde 1618 adet yeni tip kovanda bal üretimi yapılmaktadır. Ticaret ve Sanayii Karşıyaka İlçesi'nde yerleşim ve ekonomik faaliyetler 19. yy'lın ikinci yarısından sonra başlamıştır. Daha önceleri tarla ve bahçe ziraatı yapılan ilçede, ticaret ve sanayii 20. asrın ikinci yarısından sonra başlamıştır. Bugünkü özelliği ile Karşıyaka bir yerleşim birimi özelliği taşımaktadır. Ancak son yıllarda çevre ilçelerden alışveriş amacıyla gelen müşteri potansiyelinin artması ticari potansiyeli de harekete geçirmiş Karşıyaka Çarşısı, il merkezindeki diğer çarşılara alternatif çarşı olma özelliğini almıştır. İlçede; makarna bitkisel yağ, gemi inşa ve onarımı, ekmek imali ve satışı, tekstil ile et, süt ve un pazarlaması yapan birer sanayi kuruluşu bulunmaktadır. Çağımızdaki en dinamik işletmelerin küçük ve orta ölçekli işletmeler olduğu göz önüne alınacak olursa ilçede bu vasıfta çok sayıda işletme bulunmaktadır. Turizm: Tarihinin çok eski olması nedeniyle Karşıyaka, turizm sektöründe de potansiyel taşımaktadır. Bayraklı'daki 5000 yıllık Tepekule (Smyrna) harabeleri ile Tantalos mezarı önemli tarihi kalıntılardır.Ulu Önder Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın mezarının Karşıyaka'da bulunması ilçenin önemini daha da arttırmaktadır. Ayrıca, tarihi eserlerin açıkhavada sergilendiği Bostanlı Güzel Sanatlar Parkı Arkeoloji Müzesi ilçeye farklı bir hava katmaktadır. Eğitim: Türk Edebiyatına Attila İlhan, Salah Birsel ve Tarık Dursun K. gibi birçok ünlü yazar armağan eden Karşıyaka'da birçok anaokulu, 65 ilköğretim okulu, 20 lise, 1 eğitim uygulama okulu, 1 halk eğitim merkezi ve akşam sanat okulu mevcuttur. Ayrıca Karşıyaka İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı öğretmenevi, öğretmenler lokali, sağlık eğitim merkezi, rehberlik ve araştırma merkezi vardır. Sağlık: İlçede koruyucu sağlık hizmetleri; 18 sağlık ocağı, 3 aile planlaması ve ana çocuk sağlığı merkezi ve 1 Verem Savaş Dispanseri aracılığı ile sağlanmaktadır.Bunun dışında birçok özel sağlık poliklinikleri, tıbbi labaratuvarlar bulunmaktadır. Ayrıca 250 yataklı Karşıyaka Devlet Hastanesi , 1 diyabet merkezi, 1 diş ve protez tedavi merkezi, 1 halk sağlığı labaratuvarı, 1 SSK dispanseri, 1 milli eğitim dispanseri, 1 jandarma dispanseri, 2 Kızılay dispanseri, 1 DEÜ Tıp Fakültesi Polikliniği, 1 Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Hastanesi ve 1 Bayraklı Central Hospital hizmet vermektedir. İlçede yaklaşık 240 civarında eczane faaliyet göstermektedir.Ayrıca Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bağlı kimsesiz ve bakıma muhtaç çocuklara hizmet veren 1 çocuk yuvası, aile danışma merkezi bulunmaktadır. Ulaşım : Yurdumuzun tüm bölgelerine açılan E-5 Karayolu ile, 1865 yılında inşa edilen demiryolu ilçeyi boydan boya kat etmektedir. Karşıyaka İlçesi'nden; Konak, Alsancak, Pasaport Göztepe'ye vapur, Üçkuyular'a ise arabalı vapur seferleri yapılmaktadır. Karşıyaka, Bostanlı ve Bayraklı'da birer iskele mevcuttur.İlçede şehirlerarası sefer yapan tüm otobüs firmalarının bilet satış ofisleri bulunmaktadır. 12:38 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summerİzmir İlçesi -- Karaburun İzmir-Çeşme karayolunun 55. Km.sinden ayrılan bir yolla, Gülbahçe, Balıklıova ve
Mordoğan yerleşmelerinden sonra ulaşılan Karaburun ilçe merkezi, aynı adlı
yarımadanın kuzeyinde yer alır. İzmir’e 100 Km uzaklıktadır.
İlçenin yüzölçümü, 484 km2’dir. 1 beldesi (Mordoğan) ve 13 köyü bulunmaktadır. 16 İlköğretim Okulu, 2 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 949 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda, 63 öğretmen görev yapmaktadır. Karaburun 1415’te Osmanlı topraklarına katılmış; 19. yüzyılın sonunda Aydın Vilayetinin İzmir merkez ilçesine bağlı nahiye merkezi olmuştur. Daha sonra Çeşme ilçesine bağlı Ahırlı isminde bir bucak iken, 1910 yılında Çeşme ilçesinden ayrılarak ilçe haline getirilmiş ve ismi değiştirilerek Karaburun adı verilmiştir. Karaburun yarımadası, 200’ün üzerinde kuş türü, Ada Martısı ve Akdeniz Foklarının yaşama ve üreme alanıdır. Nesli tükenmekte olan Akdeniz Foklarının ülkemizde Foça’dan sonra barındığı ender yerlerden biri de Karaburun kıyılarıdır. Karaburun’un kıyıları güzel manzaralı koylarla bezenmiştir. Sıcağıbükü, Kumburnu, Çatalkaya, Mordoğan, Ardıç, Kaynarpınar, Boyabağı, Akbük, Eşendere, Saipaltı, Yeniliman Denizgiren, Eğriliman, Dikencik ve Gerence bu koyların başlıcalarıdır. 12:08 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summerİzmir İlçesi --- Güzelbahçe
İlçenin yüzölçümü 110 km2’dir. 1 beldesi (Yelki) ve 3 köyü bulunmaktadır. İlçede 9 İlköğretim Okulu, 6 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 5544 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 434 öğretmen görev yapmaktadır. İlçede, 3 Sağlık Ocağı, 2 Sağlık Evi hizmet vermektedir. İlçe ekonomisi genelde tarıma dayalıdır. Seracılık, çiçekçilik, narenciye, zeytincilik ve balıkçılık önemli gelir kaynağıdır. Güzelbahçe'nin tarihi M.Ö. VII. yüzyıla dayanmaktadır. Bu dönemde Güzelbahçe ve çevresine Klonamiye adında bir şehir kurulmuştur. Yerleşim yeri olarak seçilen Güzelbahçe aynı zamanda 12 İyon kentinden biri olan Klazomenai (Merkezi Urla'dır) şehri civarındadır. Yöre tarih boyunca Pers, Yunan, Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olmuş özellikle askeri birliklerin konakladıkları bir merkez haline gelmiştir. Bölge, 1084 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah zamanında Çaka Bey tarafından ele geçirilmiştir. Daha sonra Haçlıların işgaline uğrayan bölge, 1403 yılında Timurlenk tarafından alınıp Aydınoğulları'na verilmiştir. 16. Yüzyılda Kağızmanlı Türkler, İzmir'e ve oradan da denizi takip ederek bugünkü Güzelbahçe-Buladanaltı Mevkiine yerleşmişlerdir. Burada, Rumların hakimiyetinde bulunan Klazomen Beyliği'nin yönetimi altında yaşamışlardır. Yerleşmeye karar verdikleri bölge orman olduğundan insan gücüyle tarıma elverişli araziler açmışlardır. Bu bölgede uzun süre yaşamışlar ancak zaman zaman korsanların baskınlarına uğradıklarından güneye çekilerek Dede Mezarı, Küp Deresi'ni kapsayan bölgeye göçmüşlerdir. Bunu Küp Deresi çerçevesinde bulunan o zamana ait kiremit ve çömlek ocaklarından anlamaktayız. Halen mevcut mezarlar bu yerleşim bölgesinde uzun süre yaşadıklarını belgeler. 18. Yüzyılda bölgede baş gösteren veba salgını nedeniyle halk ilk yerleşik hayata geçmiş oldukları, Aşağı Çarşı Mevkiine gelmiştir. Bu olayı takiben bölgeye kalyonların getirdiği göçmenler ve Hıristiyan kökenli Rumlar yerleşmişlerdir. Zamanla Aşağı Çarşı tabir ettiğimiz bölgede muntazam sokaklar, hanlar inşa edilmiştir. Rumların nüfusunun çoğalmasıyla Yeni Mahalle (Bugünkü Çelebi Mahallesi) ikinci bir yerleşim alanı olmuştur. 1893 yılında Girit'te yaşayan Müslümanların bir kısmı mücahir olarak Güzelbahçe'ye gelip bu mahalleye yerleşmişlerdir. 1912 yılında yapılan mübadele sonucunda bu mahallede yaşayan Rumlar gönderilerek yerlerine Girit'ten gelen Müslümanlar yerleştirilmiştir. 1919-1922 yılları arasında bölge Yunanlıların işgali altında kalmıştır. 12 Eylül 1922'de Albay Çolak İbrahim Bey ile Yüzbaşı Kemal Bey'in birlikleri Narlıdere, Güzelbahçe ve Urla'yı aynı gün düşman işgalinden kurtarmıştır. 12:07 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summerİzmir İlçesi --- Gaziemir Gaziemir,
Büyükşehir sınırları içerisinde yer alır. Batısında ve kuzeyinde Konak,
doğusunda Buca, güneyinde Menderes İlçesi ile çevrilidir.
İlçenin yüzölçümü 63 km2’dir. Köyü yoktur, 1 beldesi (Sarnıç) bulunmaktadır. Gaziemir’de 15 İlköğretim Okulu, 6 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 18669 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda, 782 öğretmen görev yapmaktadır. İlçede, sağlık hizmetleri , 1 Semt Polikliniği, 6 Sağlık Ocağı, 2 Sağlık Evi ve 1 Verem Savaş Dispanseri tarafından verilmektedir. Gaziemir, son yıllarda sanayinin ve ticaretin geliştiği bir bölge olarak ortaya çıkmıştır. Merkezde, Yeşillik caddesi üzerinde tekstil ve mobilya üretim imalathaneleri ve satış mağazaları yer alır. Sarnıç beldesi etrafında sanayi kuruluşları toplanır. İlçe merkezinde hızlı bir hipermarket gelişimi olmuştur. Gaziemir, sanayi ve ticaret gücü yanında, sahip olduğu üstün konut potansiyeliyle de önem kazanmıştır. Uluslararası Adnan Menderes Havalimanı ve Ege Serbest Bölgesi, Gaziemir sınırları içerisinde yer almaktadır. 12:07 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summerİzmir İlçesi -- Foça Adını foklardan
alan Foça, İzmir’in kuzeybatısında yer alan bir sahil ilçesidir. Batıda İzmir
Körfezi, doğuda Menemen, kuzeyde Çandarlı Körfezi ile çevrilidir. İlçenin
yüzölçümü, 205 Km² dir.
Foça’nın Bağarası, Gerenköy ve Yenifoça olmak üzere 3 beldesi ve 4 köyü bulunmaktadır. Eğitim düzeyi yüksek olan ilçede okuryazarlılık oranı %99'dur. 12 ilköğretim, 3 orta öğretim kurumu bulunmakta; 3025 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda, 168 öğretmen görev yapmaktadır. İlçe'de sağlık kuruluşu olarak 1 Devlet Hastanesi, 1 adet 112 Acil Yardım İstasyonu, 5 adet Sağlık Ocağı, 1 adet Sağlık Evi bulunmaktadır. Önemli bir arkeolojik tarihe sahip İlçe'de, 1953 yılında başlayan ve
aralıklarla günümüze kadar devam eden kazılarda, Helenistik döneme ait tiyatro,
Athena Tapınağı ve Kutsal Alanı, Kybele’ye ait olduğu düşünülen Liman Kutsal
Alanı ile Foça’nın 7 km doğusunda Taş Ev olarak adlandırılan Pers Anıt Mezarı
ortaya çıkarılmıştır. PHOKAIA ANTİK KENTİ Aiolia bölgesi içinde bir İon yerleşimidir. İ.Ö. 546 da bütün karşı direnmesine rağmen Pers egemenliğine giren Phokaialıların bir kısmı gemilere binerek kenti terk etmişlerdir. Helenistik devirde önce Seleukoslar’ın, daha sonra Bergama’daki Attalos krallığının idaresine geçen Phokaia, İ.Ö.133/132’de Roma yönetimine girer. Bizans yönetimi sırasında piskoposluk merkezi olan kent, 11. yüzyılda kısa bir süre Çakabey tarafından Türk egemenliğine alınmış, 1275’te kenti alan Cenevizliler, kentin dışında bir kale inşa ederek burayı müstahkem bir yer haline getirmiştir. Gemicilikte büyük bir üne sahip olan Phokaia birçok koloni kentinin kurucusu veya kuruluşunda ortaktır. TAŞ EV Foça’dan 7 kilometre uzaklıktaki Taş Ev Lidya-Likya geleneğinde olup Pers etkisinde kalınarak yapılmış ve M.Ö.4. yüzyıla tarihlenen bir mezar anıtıdır. ŞEHİR SURLARI VE BEŞ KAPILAR Antik Çağ’da kentin doğusundaki tepeler üzerinden geçen sular, Athena Tapınağı’nın bulunduğu yarımadayı da kuşatıyordu. Surların en iyi korunmuş bölümleri, yarımada üzerindeki Bizans, Ceneviz ve Osmanlı Dönemlerine ait onarımlardır. Beş Kapılar, Osmanlı Dönemi kalesinin kayıkhane bölümü olup, Kanuni Sultan Süleyman zamanında onarım görmüştür. FATİH CAMİİ Fatih Sultan Mehmet adına yapılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında restore edilmiştir. ŞEYTAN HAMAMLARI M.Ö. 5. yüzyılda kaya içine oyulan bu mezarın dört odası vardır. İlçede, 150 yat ve tekne kapasitesine sahip bir rıhtım bulunmaktadır. Yenifoça Beldesinde bulunan balıkçı barınağı, 75 balıkçı teknesi kapasitelidir. İlçede, gemi ve teknelerin çekilip bakımının yapılabildiği 3 adet çekek ve bakım yeri bulunmaktadır. Foça İlçesi, 1990 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan edilmiştir. İlçenin geniş bir alanı sit kapsamı içerisindedir. İlçeye adını veren Fok Balıklarının korunması amacıyla Foça 1991 yılında Ulusal Fok Komitesi’nce “pilot bölge” seçilmiştir. Siren Kayalıkları fok balıklarının barınma ve üreme alanlarıdır. Foça ilçesi ve Yenifoça beldesinde turizm önemli bir ekonomik sektör olmakla birlikte, diğer belde ve köylerde tarım ön plana geçmektedir. Ayrıca balıkçılık ve hayvancılık da ilçenin diğer ekonomik kaynaklarını oluşturmaktadır. 12:05 - 13/4/2008 - yorum / comment {yok} - yorum yaz / summer
|
Tanım(The definition) The tour, internet AND tour sitesi, The hotel, hotel, otel , The picture, picture Ana Sayfa / Home Hakkımda / Profilim Arşiv / Archives Arkadaşlarım / Friends Kategoriler / Category
- VideoLarLa AkDeniz.... - Bingöl Hakkında Genel Bilgiler - Assiana House- ÜRGÜP - Hoyran Wedre Köy Evleri - Başlıksız - Kocagöl Köy Evlerinde tatil. - Antalya Adrasan Koyunde Tatil |